AB’nin Sivil Topluma Desteği

AB’nin Türkiye’deki sivil topluma desteği, Türkiye’ye yapılan mali yardım içerisinde yer alan önemli önceliklerden biridir. Sivil toplum kuruluşları AB’ye katılma sürecinin desteklenmesinde önemli bir rol üstlenmektedir. Dinamik bir sivil toplum, Türkiye’nin AB’ye girişi konusunda herkesin fikirlerini alarak daha açık, katılımcı ve demokratik bir toplum oluşturulmasına katkıda bulunabilir. Sivil toplum aynı zamanda çoğulculuğu da yansıtmakta olup, bu da temel haklara, hukukun üstünlüğüne ve tabi sosyal ve politik değişim ihtimaline saygı duyulması anlamına gelmektedir

STK’lar birçok konuda AB ile işbirliği içerisinde çalışmaktadır. Bazı projeler, devletin sivil toplumla işbirliği kurma kapasitesini güçlendirmeye odaklanırken, bazıları AB’deki STK’larla ortaklık kurulmasını desteklemektedir. AB, Sivil Toplum Diyaloğu yoluyla; enerji, tarım ve eğitim alanlarında yürütülen planların geliştirilmesi için STK’lar ile birlikte çalışmaktadır. DİHAA tarafından verilen finansman sayesinde bazı STK’lar; cinsiyet, kültürel haklar ve dini farklılıklar hususları da dahil olmak üzere insan hakları ile ilgili bir dizi konuyla ilgilenmektedir. Birçok kuruluş bu konuların birkaçını bir arada ele alırken bazıları tek bir alana odaklanmaktadır.

Türkiye’deki sivil toplum ve AB, sonuçlara ulaşabilmek için çeşitli stratejiler kullanmaktadır. Kamu sektörü programları sivil toplum ile kamu  arasındaki işbirliği iyileştirip örgütlenme özgürlüğünü güçlendirmektedir. Sivil Düşün, TACSO ve STGM gibi programlar aracılığıyla STK’lar ve AB sivil toplumun kapasitesini iyileştirmek ve politika sürecine katılımı sağlayan bir ortam geliştirilmesini teşvik etmek amacıyla birlikte çalışmaktadır. Gerçekleştirilen bazı eylemler, dezavantajlı gruplara ait insan haklarının güçlendirilmesine odaklanırken bazıları insanî krizlere eğilmektedir.

 

AB’nin sivil topluma desteğine ilişkin rehber ilkeler

2014 - 2020 dönemi için AB, Türkiye için Endikatif Strateji Belgesi kapsamında Türkiye’deki sivil toplumun desteklenmesine ilişkin olarak aşağıda belirtilen rehber ilkeleri referans olarak kabul etmektedir:

1. Ortamın aktif vatandaşlık için iyileştirilmesi: AB ifade özgürlüğü, barışçı toplantı ve örgütlenme özgürlüğü gibi hakların tam ve etkin bir şekilde uygulanmasını desteklemektedir. Birlik, STK’lara yönelik mali yönetmeliklere ilişkin en iyi uygulamalarını ve teknik bilgilerini geliştirmek konusunda kamu mercilerine destek vermekte ve sivil katılım için diyalog mekanizmalarının oluşturulmasına katkıda bulunmaktadır.

2. Temel haklar ve diyalog kültürünün teşviki: AB, güven ortamının oluşturulmasını desteklemekte ve kamu sektörü (yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde) ile STK’lar arasındaki işbirliğini kuvvetlendirmektedir. Şeffaf mekanizmalar geliştirmek suretiyle Birlik, politikaların oluşturulması ve yönetişim konusunda STK’lara etkin bir şekilde danışılması için çalışmaktadır.

3. Organize aktif vatandaşların kapasitelerinin güçlendirilmesi: Kapasite geliştirme sayesinde STK’ların erişimi, yönetişimleri ve kurumsal kapasiteleri (örneğin müdafaa, organizasyonel yönetim ve bağış toplama becerileri) gelişir.

4. Avrupa ve Türkiye’deki sivil toplumlar arasında diyalog kurulması ve kültürlerarası paylaşımın sağlanması: AB, AB ve Türkiye’deki vatandaşlar arasındaki karşılıklı anlayışı iyileştirmek için insanları birbirine bağlamakta olup buna yerel düzeydeki paylaşımlar da dahildir.