Göç süreci içinde çocukların korunması ve AB içinde yeniden yerleştirme ve üçüncü ülkeden AB ülkesine yerleştirme konulu basın toplantısında  Komisyon Üyesi Dimitris Avramopoulos  tarafından yapılan açıklama

Göç süreci içinde çocukların korunması ve AB içinde yeniden yerleştirme ve üçüncü ülkeden AB ülkesine yerleştirme konulu basın toplantısında Komisyon Üyesi Dimitris Avramopoulos tarafından yapılan açıklama

Avrupa Komisyonu
Brüksel, 12 Nisan 2017



Saygıdeğer dinleyiciler,

Bugün burada, çalışma arkadaşım Vera Jourova ile birlikte,  göç süreçlerinde tüm çocukların korunmasını amaçlayan öncelikli eylemleri sizlere sunuyor olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.

Oldukça kırılgan bir grubu oluşturan çocuklar, Avrupa’da devam eden göç meselesi bağlamında, marjinal bir grup niteliği taşımamaktadır.

Bugün Avrupa’daki her üç sığınmacıdan biri çocuk…

Her nerede ve her kim olurlarsa olsunlar çocukların özel bir korunmaya ihtiyacı bulunmaktadır.

Çocuğun yüksek menfaati, her zaman en ön planda tutulan unsur olmalıdır.

Bizler TÜM çocukların, göçün TÜM aşamalarında korunmasını sağlamak ve bu korumayı daha iyi bir hale getirmek istiyoruz.

Hukuki statüsü her ne olursa olsun, her çocuğun yeterli düzeyde korunmaya ve uygun muamele görmeye hakkı vardır.

Elbette ki çalışmalarımıza hiç yoktan başlamıyoruz: geride kalan yıllar boyunca hem üye devletler, hem de AB düzeyinde güçlü bir göçmen çocuklar koruma çerçevesi oluşturduk.

Ne var ki hep birlikte el ele vererek vites değiştirmemiz gerekiyor. Göçmen çocukların korunması, onlar daha AB sınırlarına girmeden önce başlıyor. Konunun iç ve dış boyutları, birbirinden ayrılamaz.

Geçen iki sene boyunca göç konusunu, hem bölgesel ve küresel düzeyde hem de üçüncü ülkelerle olan tüm diyaloglarımız kapsamında, sürekli olarak ele aldık. Sağlık ve eğitim hizmetlerine erişimlerini sağlamak amacıyla, Avrupa dışındaki göçmen çocukları korumayı amaçlayan projelere yatırım yapıyoruz ve bu yaklaşımımızı devam ettireceğiz.

Bununla birlikte, AB içinde göçün her aşamasında çocukları daha etkin bir şekilde korumamız da gerekiyor. Çocukları istismar edilme, kötüye kullanılma ve kaybolma riskinden uzak tutmak zorundayız. Bununla birlikte, çocukların suça itilmeleri veya radikalleştirilmelerini de önlemeliyiz.

Amacımız üye devletlerin, önümüzdeki aylar içinde bu eylemlerimize onay vermesi ve bunları uygulamak için hep birlikte çalışmamızdır.

Komisyon, çocuğun korunması için kullanıma sunulan fonlardan tam anlamıyla faydalanılmasını ve AB kurumlarınca üye devletlere teknik destek verilmesini sağlayacaktır.

En temel eylemlerden biri olarak Üye Devletler, AB içinde yeniden yerleştirme (relocation) ve üçüncü ülkeden AB ülkesine yerleştirme (resettlement) süreçlerinin özellikle refakatsiz küçükler açısından işlemesini sağlamak zorundadır.

Bu da beni bugünkü toplantının bir başka gündem maddesine getiriyor: Bugün aynı zamanda 11inci relocation ve resettlement raporunu da kabul etmiş bulunuyoruz.

Şu ana kadar 2,400’den fazlası son raporlama döneminde olmak üzere toplam 16,000’dan fazla insanı, AB içinde yeniden yerleştirmiş bulunuyoruz.

Bununla birlikte tamamı katılmıyor olsa da üye devletler, Birlik içinde yeniden yerleştirme konusunda yeni bir rekor kırmış bulunuyor.  
Şu an itibariyle de --yaklaşık olarak ifade etmek gerekirse-- Yunanistan’da 14,000 ve İtalya’da 3,500 seçilebilir kaydedilmiş başvuru sahibi Birlik içinde yeniden yerleştirilme işlemi, için hazrı durumdadır.

Üye devletler yeniden yerleştirme sayısını arttırdığı takdirde, Yunanistan ve İtalya’daki bu kişilerin Eylül ay itibariyle Birlik içinde yeniden yerleştirilmesi mümkün görünmektedir.

Bu hedefe ulaşılmasını teminen bugünkü raporumuz, üye devletlere yönelik bir dizi tavsiyeyi de içermektedir. Artık bu ilerlemeyi --özellikle de küçük çocuklar açısından-- sürdürülebilir kılmanın zamanı gelmiştir.

Avusturya’nın Birlik içinde yeniden yerleştirme işlemlerini yeniden başlatacak olduğunu ve çocukların da arasında yer aldığı, İtalya’daki 50 kırılgan konumdaki göçmenle işe başlayacağını öğrenmekten memnuniyet duyuyorum.

Üçüncü bir ülkeden AB ülkesine yerleştirme konusunda ise 2015 Temmuzunda, Avrupa’ya güvenli geçiş için taahhütte bulunduğumuz 22,500 kişinin üçte ikiden fazlasını yerleştirmeyi başardık. Bu da memnuniyet verici bir haber...

Türkiye, Ürdün ve Lübnan gibi üçüncü ülkelerle sorumluluk paylaşımı taahhüdümüzü de yerine getiriyoruz. Düzensiz göçe karşı yaşatılabilir bir alternatif üretmek doğrultusunda çabalarımızı sürdürmeliyiz.

Son olarak bugün ayrıca Güvenlik Birliği ile ilgili 6ncı aylık raporumuzu da sunuyoruz. Ne yazık ki bu raporun zamanlaması, Avrupa topraklarında --Stockholm’de-- düzenlenen ve bizlere gerçek ve etkin bir Güvenlik Birliği oluşturma çabalarımıza hız vermemiz gerektiğini gösteren bir başka vahşi terör saldırısının sonrasına denk geldi.

Raporun vurgusu sıklıkla terörizm, uyuşturucu ve silah ticareti, göçmen kaçakçılığı ve siber suçlarla da bağlantılı bir faaliyet olan organize suçla mücadeleye karşı atılacak adımlar üzerinde. 

Bütün bunlar, yurttaşlarımızın hayatları üzerinde somut etkiler yaratan, öncelikli politika alanlarıdır.

Organize suçlar ve göçmen kaçakçılığıyla ilgili çalışmalarımız göç süreçlerinde tüm çocukların korunması konusuyla da elbette ki çok yakından ilintilidir.

Şimdi daha  fazla bilgi vermesi için sözü Vera’ya bırakmak istiyorum.