Press release following the High Level Forum on Anti-Muslim Discrimination and Hatred

Müslüman Karşıtı Ayrımcılık ve Nefret konulu Üst Düzey Forum sonrasında yayımlanan Basın Bildirisi

 

Avrupa Birliği Kanada, İslam İşbirliği Teşkilatı (İKÖ) ve ABD ile birlikte, 17 Ocak'ta New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezinde, Müslüman Karşıtı Ayrımcılık ve Nefret ile Mücadele konulu bir Üst Düzey Forum düzenledi.


Forum, özellikle Avrupa'da ve dünyada Müslüman kökenli halkları hedef alan artan şiddet ve ayrımcılık dalgası ilgili endişeleri dile getirmeye ve ortak yanıtlar aramaya çalıştı.

Yüksek Temsilci / Başkan Yardımcısı Federica Mogherini şu açıklamayı yaptı: "Bir azınlık saldırıya uğradığında herkesin özgürlüğü tehlikededir. İnsanlar Müslüman ya da Yahudi oldukları ya da görüşleri nedeniyle ayrımcılığa uğradığında, bu sadece bir insan hakları ihlali oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda toplumlarımızın dokusuna yönelik bir saldırı niteliğindedir. Başka yerlerde olduğu gibi Avrupa'da da geçerli olan bir hususu vurgulamak gerekirse: ancak kucaklayıcı toplumlar güçlü ve dirençli olabilir. "

Etkinlik BM Genel Sekreteri António Guterres, BM Genel Kurul Başkanı Peter Thomson ve AB, ABD, Kanada ve İKÖ temsilcilerinin mesajlarıyla açıldı. AB, İnsan Hakları Özel Temsilcisi Stavros Lambrinidis tarafından temsil edildi. Avrupa Komisyonu'nun Müslüman Karşıtı Nefretle Mücadele koordinatörü David Friggieri ve Avrupa Parlamentosu Irkçılıkla Mücadele ve Çeşitlilik Grubu Koordinatörü Alfiaz Vaiya da Forum'da konuşma yaptı.

Büyükelçiler, memurlar ve sivil toplum örgütleri Müslümanlara karşı ayrımcılık ve nefretle mücadelenin, evrensel insan haklarını savunma çabalarının önemli bir parçasını oluşturduğunu vurguladı.

Forumun temel mesajı çeşitliliğin tehdit yerine zenginlik olarak teşvik edilmesi, her türlü ayrımcılıkla mücadele ve din ve diğer açılardan farklı topluluklar arasında köprüler kurulmasıydı. Organizatörler ve katılımcılar ayrımcılığa ve nefrete uluslararası, bölgesel ve ulusal düzeylerde bütüncül bir yanıt verilebilmesi için devletler, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerinin -bütün toplumlar arasında- birlikte çalışması gerektiği hususunda mutabık kaldı.

Etkinliğe 300'den fazla katılımcı katıldı.