Joint statement by High Representative/Vice-President Federica Mogherini and Commissioner Johannes Hahn on the Venice Commission’s Opinion on the amendments to the Constitution of Turkey and recent events

Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Federica Mogherini ve Komisyon Üyesi Johannes Hahn'ın Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın değiştirilmesine ilişkin Venedik Komisyonu Görüşü ve son gelişmelere ilişkin ortak açıklaması

Brüksel 13/03/2017 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 21 Ocak 2017 tarihinde kabul edilen değişikliklere ilişkin Venedik Komisyonu Görüşünü önemle not ettik.  

Venedik Komisyonu Görüşünde de vurgulandığı üzere kendi yönetim sistemine karar vermek Türkiye'nin egemenlik hakkıdır. Ülkenin güç zamanlardan geçmekte olduğunu kabul ediyor ve terör belasıyla mücadelesinde yanında yer alıyoruz. Ayrıca ülkenin yakın çevresindeki savaştan zarar görmüş bölgelerden kaçan mültecilere gösterdiği misafirperverliğe destek vermeyi sürdüreceğiz.

Türkiye'nin Olağanüstü Hal konusunda Avrupa Konseyi'nin tavsiye kararlarını hayata geçirmek ve alınan önlemleri Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirmek üzere bir takım tedbirleri açıklamış olmasını takdirle karşılıyoruz.

Öte yandan Venedik Komisyonu'nun teklif edilen Anayasa değişiklikleriyle ilgili değerlendirmeleri, gereken denge ve denetleme mekanizması ve yargının bağımsızlığı üzerinde olumsuz tesir yaratmak suretiyle yetkilerin fazlasıyla tek bir makamda toplanmasına ilişkin ciddi endişelere işaret etmektedir. Ayrıca anayasa değişikliği sürecinin olağanüstü hal altında gerçekleşiyor olması da endişe vericidir.   

16 Nisan referandumunda onaylanması halinde, teklif edilen değişiklikler ve özellikle de uygulamaya yansıtılma şekli, Türkiye'nin AB'ye aday ülke ve Avrupa Konseyi üyesi olarak taşıdığı yükümlülükler çerçevesinde değerlendirilecektir.

Türkiye'yi, Avrupa Konseyi ve kurumları ile yakın işbirliğini sürdürmeye ve daha da derinleştirmeye, ayrıca bu kurumların endişelerini ve tavsiyelerini dikkate almaya teşvik ediyoruz.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye ile bazı AB Üye Devletleri arasında meydana gelen gerilim sonrasında, gerilimin daha da tırmanmasının önlenmesi ve durumu sükûnete kavuşturacak yolların bulunması önemlidir. Üye Devletlerde toplantı ve yürüyüş düzenlenmesi hususu, ilgili Üye Devletin mer'i uluslararası ve ulusal hukuk hükümleri uyarınca alacağı bir karardır.

 Avrupa Birliği Türkiye'ye gerilimi daha da arttırabilecek aşırı açıklamalardan ve eylemlerden kaçınma çağrısında bulunur. Endişe yaratan hususlar ancak açık ve doğrudan iletişim kanallarıyla çözülebilir. AB-Türkiye ilişkilerinin menfaati bakımından iyi niyetli girişimlerimizi sunmaya devam edeceğiz.