working child

Çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinin ortadan kaldırılması

Arka plan

Çocuk işçiliği sorunu, özellikle de bunların en kötü biçimleri, bir geçiş yaşamakta olan Türkiye’nin üzerinde durması gereken en önemli sorunlardan biridir. Türkiye, 2001 yılında 18 yaş altı çocuk işçiliği sorunun en kötü biçiminin acil olarak sonlandırılması için çağrıda bulunan Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşmesini kabul etmiştir. Türkiye’de, çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri, KOBİ’lerdeki mevsimlik tarım işleri ve sokak işleridir. Bugüne kadar gösterilen değerli çabalara rağmen, bu karmaşık sosyal sorunla mücadele etmek için sektörel planlarda çocuk işçiliği sorunu konusunun yaygınlaştırılması ve bütün düzeylerde sinerji yaratılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Projenin amaçları ve temel faaliyetleri

Bu proje, çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinden çocukları kurtarmak ve bu işlere girme risklerini önlemek için ulusal ve bölgesel düzeyde kapasiteyi artırmayı hedeflemiştir. Yedi ana kısımdan oluşan programın sonunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Çocuk İşçiliği Biriminin çocuk işçiliği ile ilgili planlama, yönetme, koordinasyon, izleme ve uygulama becerileri ulusal ve yerel düzeylerde geliştirilmiştir.  

Sorunu daha net bir biçimde görebilmek için yedi ilde (Çankırı, Elâzığ, Erzurum, Kastamonu, Ordu, Sinop, Van) 6-17 yaş arası, çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinde yer alan çocuklara temel anket yapılmıştır.

Aynı illerde, program koordinasyon ofisleri kurulmuş ve çalışan çocuklar ve aileleri için eğitsel, bırakmaya yönelik ve önleyici izleme ve danışmanlık hizmetleri sunulmuştur. Çocuk işçiliğine dahil olma yolunda olan en az 1000 çocuğa ve ailelerine eğitim ve danışmanlık hizmetleri verilmiştir.

Bölgelerin ihtiyacına göre dikkatlice seçilmiş, kapsamlı çocuk işçiliği izleme sistemi (bazı durumlarda okullardan alınan girdileri içeren) sayesinde soruna önleyici bir yaklaşım getirilmiştir. Bültenler, broşürler, posterler, ses ve görüntü kasetleri ve filmlerden oluşan kapsamlı bir farkındalık artırma hareketi de gerçekleştirilmiştir.

Sonuç olarak, Uluslararası Çalışma Örgütünün teknik destekleriyle uygulanan

Arka plan

Çocuk işçiliği sorunu, özellikle de bunların en kötü biçimleri, bir geçiş yaşamakta olan Türkiye’nin üzerinde durması gereken en önemli sorunlardan biridir. Türkiye, 2001 yılında 18 yaş altı çocuk işçiliği sorunun en kötü biçiminin acil olarak sonlandırılması için çağrıda bulunan Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşmesini kabul etmiştir. Türkiye’de, çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri, KOBİ’lerdeki mevsimlik tarım işleri ve sokak işleridir. Bugüne kadar gösterilen değerli çabalara rağmen, bu karmaşık sosyal sorunla mücadele etmek için sektörel planlarda çocuk işçiliği sorunu konusunun yaygınlaştırılması ve bütün düzeylerde sinerji yaratılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Projenin amaçları ve temel faaliyetleri

Bu proje, çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinden çocukları kurtarmak ve bu işlere girme risklerini önlemek için ulusal ve bölgesel düzeyde kapasiteyi artırmayı hedeflemiştir. Yedi ana kısımdan oluşan programın sonunda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Çocuk İşçiliği Biriminin çocuk işçiliği ile ilgili planlama, yönetme, koordinasyon, izleme ve uygulama becerileri ulusal ve yerel düzeylerde geliştirilmiştir.  

Sorunu daha net bir biçimde görebilmek için yedi ilde (Çankırı, Elâzığ, Erzurum, Kastamonu, Ordu, Sinop, Van) 6-17 yaş arası, çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinde yer alan çocuklara temel anket yapılmıştır.

Aynı illerde, program koordinasyon ofisleri kurulmuş ve çalışan çocuklar ve aileleri için eğitsel, bırakmaya yönelik ve önleyici izleme ve danışmanlık hizmetleri sunulmuştur. Çocuk işçiliğine dahil olma yolunda olan en az 1000 çocuğa ve ailelerine eğitim ve danışmanlık hizmetleri verilmiştir.

Bölgelerin ihtiyacına göre dikkatlice seçilmiş, kapsamlı çocuk işçiliği izleme sistemi (bazı durumlarda okullardan alınan girdileri içeren) sayesinde soruna önleyici bir yaklaşım getirilmiştir. Bültenler, broşürler, posterler, ses ve görüntü kasetleri ve filmlerden oluşan kapsamlı bir farkındalık artırma hareketi de gerçekleştirilmiştir.

Sonuç olarak, Uluslararası Çalışma Örgütünün teknik destekleriyle uygulanan proje, Türkiye’nin çocuk işçiliğinin en kötü biçimlerinin ortadan kaldırılması konusundaki uluslararası yükümlülüklerini gerçekleştirmesine katkıda bulunmuştur.