Invitation letter by President Charles Michel to the members of the European Council ahead of their special meeting on 1-2 October 2020

1-2 Ekim 2020 tarihinde yapılacak olan özel toplantıları öncesinde AB Konseyi Başkanı Charles Michel tarafından Konsey üyelerine hitaben kaleme alınan Davet Mektubu

29.09.2020 Sa - 23:54

Sevgili çalışma arkadaşlarım,

Perşembe ve Cuma günleri yapacağımız özel toplantımız, temel olarak Avrupa’nın dünyadaki yerine ve kendi kaderimizi şekillendirebilme kapasitemize odaklanacak.

Toplantımız Perşembe günü saat 15:00’te, her zamanki gibi Avrupa Parlamentosu Başkanı David Sassoli ile yapacağımız görüş alışverişiyle başlayacak. Ardından yapacağımız ilk çalışma oturumunda, 14 Eylül’de video konferans formatında düzenlenen AB-Çin liderler toplantısını müteakip AB-Çin ilişkilerini ele alacağız. Kovid 19 pandemisi ve iklim değişikliği gibi önemli küresel sınamalar karşısında, Çin’le birlikte çalışmayı arzu ediyoruz. Bunun yanında eşit şartların sağlandığı, daha dengeli ve karşılıklılık [temelli] bir ekonomik ilişkide ısrarcı olmak arzusundayız. Tabii ki değerlerimizi ve standartlarımızı teşvik etmeyi sürdüreceğiz.

Oturumun sonunda Belarus’taki durum, Alexei Navalny’nin zehirlenmesi ve Dağlık Karabağ’daki gerilim gibi devam eden meseleleri ele alacağız.

Akşam yemeği ise münhasıran Doğu Akdeniz’deki durum ve Türkiye’yle olan ilişkilerimize ayrılacak. Amacımız, bölgenin tümünde istikrar ve güvenliğin sağlanması ve tüm AB üyesi devletlerin egemenliğine ve egemen haklarına tam saygı gösterilmesi doğrultusunda Türkiye’yle yapıcı bir diyalog için alan oluşturabilmek. Bu da ancak, Türkiye’nin yapıcı olarak angaje olmasıyla mümkün olacaktır. AB’nin ve Birlik üyesi devletlerin meşru menfaatlerini savunmak için tüm seçenekler masada olmaya devam etmektedir.

AB, ancak dayanıklı ve yenilikçi bir ekonomik temeli olduğu takdirde uluslararası alanda güçlü olabilir.

COVID-19 şüphesiz AB’nin bir takım zafiyetlerini ortaya çıkarmıştır. Ancak bu durumu fırsata çevirmeli AB’nin nasıl daha dirençli hale getirebileceğimizi eleştirel açıdan değerlendirmeliyiz. Ayrıca açık ve rekabetçi sosyal Pazar ekonomisinin yanı sıra AB’nin stratejik otonomisini nasıl en iyi şekilde geliştirebileceğimizi de görüşmemizin hayati öneme sahip olduğunu düşünüyorum.

Bu gelişmeler ışığında Cuma sabahı, Tek Pazar’ın tam potansiyelinin ortaya çıkarılması, iddialı bir sanayi politikası geliştirilmesi ve son dijital gelişmelerin sunduğu fırsatların keşfedilmesine ilişkin detaylı bir görüşme yapacağız.

Temmuz ayında kabul edilen istisnai toparlanma paketi ekonomilerimizi dönüştürmemize yardımcı olacak ve Yeşil ve Dijital dönüşüm süreçleriyle beraber bu hedefleri gerçekleştirmemize destek olacaktır.

Toplantı sonunda Birleşik Krallık ile yürütülen müzakerelere ilişkin kısa bir bilgilendirme yapacağız.

Sizleri Brüksel’de görmeyi bekliyorum.