12th Asia-Europe Meeting in Brussels : Global Partners for Global Challenges

12. Asya-Avrupa Toplantısı / Brüksel: Küresel Zorluklar için Küresel Ortaklar

24.10.2018 Çar - 16:28

12. Asya-Avrupa Toplantısı (ASEM12)

Küresel Zorluklara karşı Küresel Ortaklıklar

Toplantı Başkanı'nın Açıklamasından Alıntılar

 

  • 12. Asya-Avrupa Toplantısı (ASEM12) 18-19 Ekim 2018'de Avrupa Birliği'nin ev sahipliğinde ve AB Konseyi Başkanı Donald Tusk'ın başkanlığında Belçika'nın Brüksel kentinde yapıldı. Toplantıya 51 Asya ve Avrupa ülkesinin Devlet ve Hükümet Başkanları ya da üst düzey temsilcileri, Avrupa Komisyonu Başkanı ve ASEAN Genel Sekreteri katıldı.

  • “Küresel Zorluklara karşı Küresel Ortaklıklar” teması altında, Liderler hızla değişen dünyada Avrupa ve Asya'nın karşılaştığı temel fırsatları ve zorlukları ele aldılar. Diyalogun güçlendirilmesi, çok taraflılık da dahil olmak üzere işbirliğinin ilerletilmesi ve küresel güçlüklerle mücadele bakımından Avrupa ve Asya için ana platformu oluşturan ASEM'in rolünü vurguladılar. ASEM'in uzlaşma, eşit ortaklık ve karşılıklı fayda ruhu çerçevesinde resmi olmama, esnek olma ve karşılıklı saygı gibi temel prensiplerini hatırlattılar ve ASEM sürecini devam ettirme, ASEM'in işleyişini daha da iyileştirme ve Avrupa ve Asya genelinde etkisini ve görünürlüğünü arttırma kararlılıklarını vurguladılar.

  • Liderler, son zamanlardaki uluslararası gelişmelerin, ASEM'in etkin bir çok-taraflılık [platformu] ve merkezine uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletleri alan kurallara dayalı uluslararası düzenin yapı taşı olarak taşıdığı önemi arttırdığını vurguladılar. Liderler BM Şartı, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve ilgili uluslararası insan hakları hukuku, uluslararası insancıl hukuk, antlaşmalar ve belgeler kapsamında insan haklarının geliştirilmesini ve korunmasını içeren uluslararası hukuka saygı temelinde barış, güvenlik, sürdürülebilir kalkınma ve refah için birlikte çalışma kararlılıklarını dile getirdiler. Ayrıca Dünya Ticaret Örgütü'nü merkezine alarak, açık dünya ekonomisini sürdürme ve kurallara dayalı çok taraflı ticaret sistemini destekleme konusundaki temel ihtiyacı vurguladılar. Liderler, DTÖ'nün anlaşmazlık çözümü sistemini daha etkili hale getirmek için işbirliğinde bulunarak ve DTÖ reformuna yönelik süregelen çabaları ikiye katlayarak, DTÖ kurallarına uyma kararlılıklarını vurguladılar.
  • İran'la ilgili olarak, Liderler, diplomatik diyaloga ve BM Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı Kararında onaylanan –ve İran'ın nükleer programının tamamen barışçıl nitelikte olmasını sağlama amacı doğrultusunda işleyen ve sonuç veren-- Ortak Kapsamlı Eylem Planına (JCPOA) yönelik toplu desteklerini bir kez daha ifade ettiler. Liderler, İran'ın nükleer ile ilgili taahhütlerinin tam ve etkin bir şekilde uygulanmasının yanı sıra, yaptırımların ve bunlardan kaynaklanan sonuçların ortadan kaldırılmasının JCPOA'nın temel bir parçasını oluşturduğunu kabul etti. İran ile nükleer anlaşmanın korunması, uluslararası anlaşmalara saygı duyulması ve uluslararası güvenlik, barış ve istikrarın desteklenmesi anlamına gelmektedir.
  • Liderler Afganistan, Suriye, Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Ukrayna (BM Güvenlik Konseyi Kararı 2202) dahil olmak üzere, ortak ilgi alanına giren barış ve güvenlik konularında işbirliğini arttırma ve güçlendirmenin yolları konusunda görüş alışverişinde bulundular. Liderler BMGK'nın 2166 sayılı kararına tam destek verdiklerini teyit ettiler.
  • Liderler, her türlü terörün uluslararası barış ve güvenlik için ciddi bir tehdit oluşturduğunu ve ne zaman kimin tarafından işlenirse işlensin, motivasyonu her ne olursa olsun, terör eylemlerinin haklı çıkarılamayacağını vurguladılar. Liderler, BM Küresel Terörle Mücadele Stratejisinin dengeli ve bütüncül bir şekilde uygulanması ihtiyacının altını çizdiler. Liderler şiddete yol açan radikalleşme, terörizmin finansmanı, terör grupları tarafından internetin kötüye kullanması, terör için eleman toplanması, yabancı terör savaşçıları ve uluslarötesi suç ile mücadele için ASEM'de işbirliğini geliştirmeyi taahhüt ettiler. Terörün ve teröre yol açan şiddet yanlısı aşırılıkların önlenmesi ve bunlarla mücadelenin taşıdığı hayati önemi vurguladılar. Liderler ayrıca, terörle mücadeleye yönelik alınan tedbirlerin, başta uluslararası insan hakları hukuku, uluslararası mülteci hukuku ve uluslararası insancıl hukuk olmak üzere, devletlerin uluslararası hukuk kapsamındaki tüm yükümlülüklerine uyması gerektiğini vurguladılar. Liderler, kadınların bu konuda önemli bir rol oynayabileceğini ifade ettiler. Ayrıca Uluslararası Terörizmle ilgili Kapsamlı BM Sözleşmesi konusundaki müzakerelerde ilerleme çağrısında bulundular.
  • Liderler, göç akınlarının küresel bir zorluk teşkil ettiğini ve çok düzeyli bir müdahale gerektirdiğini vurguladılar. Güvenli, muntazam ve düzenli göçün menşe, transit ve varış ülkelerinde büyüme ve sürdürülebilir kalkınmaya olumlu katkı sağlayabileceğini belirttiler. Düzensiz göçün önlenmesinin dayanışma, daha fazla küresel sorumluluk ve koordineli ortak eylemlere dayalı kapsamlı uluslararası bir müdahale gerektirdiğini vurguladılar. Ayrıca buna tüm ülkelerin kendi vatandaşlarını geri kabul etme yükümlülüklerinin ve bir yandan ulusal yetkilere saygı gösterirken diğer yandan da üzerinde mutabık kalınan düzenli göç yollarını açık tutmanın dâhil olduğunu ifade ettiler. Liderler, düzensiz göç akınlarına bağlı benzeri görülmemiş insani acil durumlar, zorunlu yerinden edilme ve Asya ve Avrupa'da meydana gelen göçmen kaçakçılığı ve insan ticaretine ilişkin kaygılarını dile getirdiler ve ortaklar olarak bu zorlukları birlikte ele alma çabalarını yoğunlaştırmayı taahhüt ettiler. Liderler ayrıca, düzensiz göçün altında yatan nedenleri ele alma ihtiyacını vurguladılar. Bunun yanı sıra hareket halindeki tüm insanların insan haklarına tam saygıyı ve mültecilerle zorla yerinden edilen kişilerin korunmasını garanti altına almanın önemini vurguladılar. Liderler, göç akınlarına ve mülteci durumlarına yönelik uluslararası müdahalenin güçlendirilmesine katkıda bulunabilecek, başta Güvenli, Muntazam ve Düzenli Göç hakkında Küresel Sözleşme ve Mülteciler için Küresel Sözleşme olmak üzere BM nezdindeki tartışmaları not ettiler.
     
  • Liderler, Rakin Eyaletindeki çatışmanın temelinde yatan nedenleri ele alarak kapsamlı ve kalıcı bir çözüm bulmanın önemini vurguladılar ve yerinden edilen kişilere kucak açtığı için Bangladeş'i övdüler. Liderler, 23 Kasım 2017'de Myanmar ve Bangladeş arasında imzalanan Rakin Eyaletinden Yerinden Edilmiş Kişilerin Dönüşü düzenlemesinin ve 6 Haziran 2018'de Myanmar, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ve BM Kalkınma Programı (UNDP) arasında imzalanan Mutabakat Zaptının (MOU) uygulanmasını sabırsızlıkla beklediklerini ifade ettiler. Liderler, yerlerinden edilmiş kişilerin Rakin Eyaletine güvenli, gönüllü, onurlu ve sürdürülebilir geri dönüşü ve yeniden entegrasyonları için elverişli koşulları sağlama gerekliliğinin altını çizdiler. Bu çerçevede hesap verebilirliğin önemini vurguladılar ve bu konuda ulusal ve uluslararası çabaları not ettiler. Liderler, Rakin Eyaletinde sürdürülebilir ve hakkaniyetli bir kalkınmanın yanı sıra, barış, istikrar, hukukun üstünlüğü ve çeşitli topluluklar arasında uzlaşma sağlanmasına yönelik devam eden desteklerini dile getirdiler.
  • Liderler, merkezine Dünya Ticaret Örgütünü (DTÖ) alan kurallara dayalı çok taraflı ticaret sisteminin korunması ve güçlendirilmesine yönelik güçlü desteklerini teyit ettiler. Ticaret ve yatırımların kolaylaştırılmasını da içeren, 7. ASEM Ekonomi Bakanları Toplantısının (ASEM EMM7) sonuçlarını bir kez daha onayladılar. Liderler, uzun vadeli büyüme ve refahın ön koşulu olarak açık, serbest ve ayrımcı olmayan ticarete olan ortak bağlılıklarının altını çizdiler. Ayrıca, yeni zorluklarla baş etmesine ve şeffaflık, izleme, ihtilaf çözme mekanizması ve kural koyma işlevlerinin iyileştirilmesine yardımcı olmak için DTÖ'nün daha da güçlendirilmesi ve reforma tabi tutulması gereğini yinelediler. Liderler eşit şartların olduğu bir ortamda serbest ve açık ticareti sağlamayı ve korumacı tek taraflı önlemler ve haksız ticaret uygulamaları da dahil olmak üzere, her türlü korumacılığa karşı mücadele etmeyi taahhüt ettiler. Liderler, Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmasının uygulanması için süregelen çalışmalar da dahil olmak üzere, DTÖ kapsamındaki yükümlülüklerin Üyeler tarafından yerine getirilmesinin ve uygulanmasının önemini vurguladılar.

 

METNİN TAMAMI İÇİN: (https://www.avrupa.info.tr/en/eeas-news/12th-asia-europe-meeting-brussels-global-partners-global-challenges-8779)