The EU stands with Syrians: Europe cannot and will not look away

AB Suriyelilerin yanında: Avrupa Suriyelileri görmezden gelemez ve gelmeyecektir

30.06.2020 Sa - 17:35

Yüksek Temsilci ve Başkan Yardımcısı Borrell bugün Suriye ve Geleceğinin Desteklenmesi konulu IV. Brüksel Konferansı’nda “Konferans, süregelen çatışmayı ve Suriye halkının acısını unutmadığımızı göstermektedir” demiştir.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve AB Komisyonu Başkan Yardımcısı “Suriye ve Geleceğinin Desteklenmesi” konulu IV. Brüksel Konferansı’nda, “Yaklaşık on yıldır devam eden savaşta Suriye halkının yarısı evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Yarım milyonu aşkın insan hayatını kaybetmiştir. Suriyeli çocuklardan oluşan bir neslin tamamı hayatında savaş dışında bir şey görmemiştir. Halkın ve ülkenin geleceği halen ipotek altındadır” diyerek, sözlerine şu şekilde devam etmiştir; “Bu Konferans süregelen çatışmayı ve Suriye halkının acısını unutmadığımızı göstermektedir.”

AB'nin ev sahipliğinde ve Birleşmiş Milletler eş başkanlığında düzenlenen “Suriye ve Bölgenin geleceğinin desteklenmesi” konulu IV. Brüksel Konferansı’nda, bugün yaklaşık 80 delegasyon sanal ortamda bir araya gelmiştir. Konferans, özellikle Suriye halkı ve Suriye'nin komşu ülkelerindeki savunmasız topluluklar için harekete geçirilmiş olan, AB çatışma çözme aracının bir parçasıdır. Her yıl düzenlenen konferans tüm ilgili aktörlerin mevcut durumu etkin bir şekilde ele almaları, Suriye çatışmasına kapsamlı siyasi çözüm bulunmasına yönelik BM çabalarına daimi destek vermeleri ve Suriye ve Suriyeli mültecileri ağırlayan komşu ülkeler için gereken mali desteği harekete geçirmeleri için bir fırsat oluşturmaktadır. Bakanlar toplantısı ile bir hafta boyunca sivil toplumu, STK'ları, uluslararası örgütleri, mülteci ağırlayan ülkeleri ve AB ve BM camiasını bir araya getiren etkinliklerin kapanışı gerçekleştirilmiştir.

Bakanlar, Suriye'nin ve Suriyelilerin geleceğine olan bağlılıklarını bir kez daha teyit etmiş ve toplam 6.9 milyar Avro vaat etmiştir. Bu meblağın 4.9 milyar Avrosu 2020 için öngörülürken, 2 milyar Avrosu 2021 ve sonrasına yönelik çok yıllı bir taahhüttür. Uluslararası finans kuruluşları ve bağışçılar da ayrıcalıklı koşullarda 6 milyar Avro kredi desteği açıklamışlardır.

Bu miktarın yaklaşık 5 milyar Avrosu, Avrupa Birliği ve Üye Devletler tarafından kolektif olarak taahhüt edilmiştir.  AB ve Üye Devletleri, Suriye krizine en büyük uluslararası yardımı sağlayan taraftır. Bu çerçevede, 2011 yılında çatışmanın başlamasından bu yana Suriye ve komşu ülkelere 20 milyar Avroyu aşkın insani yardım, istikrar ve dayanıklılık desteği sunmuşlardır.

Konferans aynı zamanda BM’nin 2254 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararı uyarınca Suriye’deki çatışmaya kapsamlı ve uzun soluklu bir çözüm getirilmesi yönündeki çabalarına sürekli destek vermiştir. Kararda “Suriye’nin geleceğine Suriye halkı karar verecektir” denilmekte olup bakanlar Suriye’nin sahiplendiği ve öncülük ettiği bir siyasi süreç çağrısında bulunmuştur.  

Yüksek Temsilci Borrell Bakanlara şunları söyledi; “Bizler, hepimiz Şam’a, siyasi müzakerelere katılması için baskı yapmak üzere bir araya gelmeliyiz.  Gönülsüz şekilde yer almak yeterli değildir. Artık aciliyetle hareket edilmesi gerekmektedir. İleriye dönük adım atmanın yegâne yolu budur.”  

Yüksek Temsilci ayrıca şu ifadeleri kullandı; “Avrupa Birliği olarak biz, Şam rejimine baskı uygulamayı sürdüreceğiz. Yaptırımlarımız, rejimin yaklaşımını değiştirmediği, Suriye halkına zulüm etmeyi bırakmadığı ve [siyasi] müzakerelere katılmadığı takdirde, normalleşmenin ve yeniden yapılandırmanın olamayacağını net ve belirsizliğe mahal vermeyecek şekilde anlaması için uygulamaya konulmuştur.”  

Suriye’deki sivil halkı bastırmaya yönelik şiddet içeren eylemlere katılanları hedef alan AB yaptırımları 2011 yılından bu yana uygulanmaktadır. “Yeni bir Suriye için bir yol var.” diyen Yüksek Temsilci Suriye, Ürdün, Lübnan, Türkiye ve bölgenin diğer kesimlerindeki sivil toplum örgütleriyle 22-30 Haziran tarihlerinde yürütülen sanal diyalog toplantıları serisinden söz etti. Yüksek Temsilci ekledi; “Yeni bir Suriye için sivil toplumun net talepleri ve taze fikirlerinden ilham aldık. Aynı zamanda Suriyeli kadınların siyasi sürece tam katılımları konusunda taleplerini kararlılıkla dile getirdiklerini gördük. Suriyeli kadınlar ve sivil toplum bizlere umutlu olmamız için bir neden daha veriyor.”

Avrupa Birliği elindeki tüm araçları Suriye halkı için harekete geçirmeyi, ülke genelinde uzun soluklu bir ateşkes ve müzakere ediliş siyasi bir çözüm için çalışmayı ve tüm Suriyeliler için daha parlak bir geleceğin koşullarının yaratılmasına yardım etmeyi sürdürecektir.  

Avrupa görmezden gelemez ve gelmeyecektir.