Declaration by the High Representative Josep Borrell-Fontelles, on behalf of the European Union, on the Autonomous Republic of Crimea and the city of Sevastopol

Avrupa Birliği adına Yüksek Temsilci Josep Borrell-Fontelles tarafından Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol şehri hakkında yapılan Açıklama

16.03.2020 Pt - 14:28

AB Konseyi
Basın bildirisi, 16 Mart 2020

Kırım Özerk Cumhuriyeti ve Sivastopol şehrinin Rusya Federasyonu tarafından yasadışı bir şekilde ilhak edilmesinin üzerinden altı yıl geçmesinin ardından, Avrupa Birliği Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne olan güçlü bağlılığını aynen muhafaza etmektedir.  

Avrupa Birliği uluslararası hukukun söz konusu ihlalini kabul etmediğini ve kınamaya devam ettiğini bir kez daha ifade eder. Uluslararası güvenliğe doğrudan aykırı olan bu durumun, tüm Devletlerin toprak bütünlüğünü, birliğini ve egemenliğini koruyan uluslararası hukuk düzeni bakımından da ağır etkileri olacaktır.

Avrupa Birliği, kısıtlayıcı tedbirler yoluyla da dâhil olmak üzere, tanımama politikasını tam olarak uygulama kararına bağlılığını muhafaza etmektedir. Avrupa Birliği,  68/262 Sayılı BM Genel Kurul Kararı doğrultusunda, BM Üye Devletlerini bir kez daha, benzer tanımama tedbirlerini değerlendirmeye çağırır. Avrupa Birliği, Kırım yarımadasında Rusya Federasyonu tarafından seçim yapılmasını kabul etmemekte ve etmeyecektir.

Yarımadada artan askerileşme Karadeniz bölgesindeki güvenlik durumunu olumsuz bir şekilde etkilemeye devam etmektedir. Kırım sakinlerine, uluslararası insancıl hukuka aykırı olarak, Rus vatandaşlığı ve Rusya Federasyonu silah kuvvetlerinde askerlik dayatılmıştır. Rusya'nın 25 Kasım 2018'de Ukrayna'ya yönelik haksız güç kullanımı, yasadışı ilhakın bölge istikrarı üzerindeki olumsuz etkilerini hatırlatmaktadır. Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesi kararı ve AB tarafından yapılan çağrı doğrultusunda, yasadışı-tutulan Ukraynalı askerlerin ve gemilerin iadesi istenmiş, ancak iade büyük bir gecikmeyle anca 2019'un ikinci yarısında gerçekleşmiştir. 

Avrupa Birliği, Ukrayna'nın rızası olmaksızın Kerç köprüsünün inşa edilmesini ve kısa süre önce demiryolu bölümünün açılmasını kınar.  Bu tür faaliyetler yasadışı şekilde ilhak edilen yarımadanın Rusya ile zorunlu entegrasyonu yönünde ilave adım teşkil etmenin yanı sıra Ukrayna'nın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün bir başka ihlali daha anlamına gelmektedir. AB, uluslararası hukuk doğrultusunda, Rusya'dan engelleme olmaksızın tüm gemilerin serbest bir şekilde Kerç boğazından Azak denizine gidiş ve dönüşünü sağlamasını beklemektedir. Geçişler üzerindeki yasadışı kısıtlamalar devam etmekte olup, Ukrayna'nın Azak Denizindeki limanları ve tüm bölge açısından olumsuz ekonomik sonuçlar doğurmaktadır.

Rusya Federasyonu tarafından yasadışı biçimde ilhak edilmesinden bu yana Kırım Yarımadasındaki insan hakları durumunda ciddi ölçüde kötüleşme yaşanmıştır. Yarımadada yaşayanların ifade, din ve inanç özgürlükleriyle, örgütlenme ve barışçıl toplanma hakları gibi  temel özgürlükleri sistematik olarak sınırlanmaktadır. 18 Aralık 2019 tarih ve 74/168 sayılı BM Genel Kurulu kararı uyarınca, bölgesel ve uluslararası insan hakları izleme mekanizmalarının yanı sıra hükümet dışı insan hakları örgütlerinin Kırım ve Sivastopol'a herhangi bir engelle karşılaşmaksızın erişimlerinin sağlanması büyük önem taşımaktadır.    

Kırım Tarar yayın organlarının kapatılması ve özerk bir kurum olan Mejlis'in faaliyetlerinin yasaklanması, liderleri ve toplum üyelerine zulmedilmesiyle Kırım Tatarlarının hakları ciddi boyutlarda ihlal edilmektedir. AB, Rusya'nın bu kararlarından vazgeçmesini ve Kırım Tarar toplumu üzerindeki baskının sona erdirilmesini beklemektedir.  Kırım Tatarları, Ukraynalılar ve yarımadadaki tüm etnik ve dini toplulukların, yasadışı ilhak sonucu halen tehdit altında bulunan kültürlerini, eğitimlerini, kimliklerini ve kültürel miras geleneklerini koruyarak geliştirmelerine imkan verilmelidir.  

Bunların yanı sıra Rusya Federasyonu, kendi sivil halkını yarımadaya göndermek suretiyle nüfusun demografik yapısını değiştirmekten vazgeçmelidir. Rusya aynı zamanda, yasadışı ilhakın başından bu yana giderek daha da kötüleşen çevresel koşulların iyileştirilmesi için de tedbirler almalıdır.  

AB, Emir-Usein Kuku ve beraberindeki davalılar ile Oleh Prykhodko ve Kırım Yarımadasında gözaltında tutulan ve uluslararası hukuka aykırı biçimde mahkum edilen herkesin bir an evvel serbest bırakılması çağrısını yinelemektedir. AB, yarımadada uluslararası insan hakları standartlarına tam anlamıyla riayet edilmesi çağrısında bulunmaktadır. Gazeteciler, insan hakları savunucuları ve savunma avukatlarının herhangi bir müdahale ya da korkutmayla karşılaşmaksızın bağımsız biçimde çalışabilmeleri gerekir. Zorla ortadan kaybolmalar, işkence ve öldürülmeler, şiddet gibi insan hakları ihlallerine ilişkin görülmekte olan tüm davalar, siyasi amaçlı kovuşturmalar, ayırımcılık ve taciz vakaları detaylı biçimde soruşturulmalıdır. Uluslararası insan hakları aktörlerinin Kırım ve Sivastopol dahil tüm Ukrayna topraklarına tam anlamıyla, özgür ve herhangi bir sınırlamayla karşılaşmaksızın erişimlerinin sağlanması halen büyük önem arz etmektedir. AB, 19 Aralık 21019 tarihli 74/168 sayılı BM Genel Kurulu Kararını hatırlatarak, Rusya Federasyonu'nun ilgili uluslararası insani hukuk hükümleri kapsamındaki yükümlülükleri dahil, eksiksiz şekilde uygulanması çağrısında bulunmaktadır.

Basın irtibat
Peter Stano
Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Baş Sözcüsü
+32 2 295 45 53 +32 460 75 45 53