WWD

Dünya Su Günü münasebetiyle Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Josep Borrell ve Komisyon Üyesi Virginijus Sinkevičius tarafından yapılan Ortak Açıklama

23.03.2020 Pt - 16:36

Brüksel, 21/03/2020
Avrupa’da ve dünyada herkes koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında alınan tedbirlere ve krizin etkilerinin hafifletilmesine odaklanmış durumdadır.  Avrupa Birliği bu çabalara destek olmak için farklı alanlarda çalışmalar yürütmektedir. Konuyla ilgili son bilgilere Avrupa Komisyonu’nun ilgili internet sayfasından ulaşılabilir. Biz bu vesile ile pandeminin kontrol altına alınması ve dünyanın her yerinde muhtaç kişilere bakılması için yorulmak bilmeksizin çalışan herkese teşekkür ederiz.   

22 Mart 2020 Dünya Su Günü, su ve iklim değişikliğine ve bu iki unsurun birbirine nasıl ayrılmaz şekilde bağlı olduğuna dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Bu vesile ile iklim ve küresel su döngüsü arasındaki temel bağın altını çizeriz. Ağır hava koşulları tatlı su mevcudiyetini azaltmakta ve kalitesini düşürmektedir. İklim değişikliği su kullanımı konusunda birbiriyle yarış halinde olan talepleri arttırmaktadır. Bazı bölgelerde, artan su krizi siyasi istikrarsızlığı da tetikleyebilmektedir. Bu acil durum aynı zamanda biyo-çeşitliliği etkilemekte ve genel olarak sürdürülebilir kalkınma sürecini riske atmaktadır. Sağlığın korunması ve hayat kurtarılması amacıyla iklim değişikliğinin su açısından yarattığı etkilere uyum sağlamamız gerekmektedir.   ​

İklim değişikliği kollektif bir küresel karşılık verilmesi gereken küresel bir sorundur. Avrupa Birliği bu alandaki çalışmalarıyla örnek olmaktadır. Kasım 2019’da Avrupa Parlamentosu iklim acil durumu ilan etmiş, 11 Aralık 2019’da da Avrupa Komisyonu Avrupa Yeşil Düzeni’ni sunmuştur. Amacı iklim ve çevre alanındaki güçlükleri fırsata çevirerek kaynak kullanımıyla ekonomik büyümeyi iki katına çıkarmak suretiyle ekonomi ile gezegenimizi barıştırmaktır. Avrupa Yeşil Düzeni,  başta hava, su ve karasal alanların kirliliği olmak üzere çevre krizimizle mücadele ederken Avrupa’nın 2050 yılına kadar  ilk iklim nötr kıta haline gelmesi için bir yol haritasıdır.

Suyun daha verimli kullanılması sera gazlarını azaltacaktır. Su dahil kaynakların daha iyi korunması amacıyla Avrupa Birliği, Üye Devletlerin yeni bir üretim ve tüketim biçimine geçişine yardımcı olmak üzere Makul Geçiş Mekanizması ve Döngüsel Ekonomi Eylem Planı hazırlamıştır. Ayrıca AB, dünya genelinde çeşitli iklim projelerini de desteklemektedir.   

Güvenli içme suyu, bir insan hakkıdır. Güvenli içme suyu, ayrım gözetmeksizin herkes için ulaşılabilir, herkes için yeterli, güvenli, kabul edilebilir ve uygun fiyatlı olmalıdır. Güvenli içme suyu hakkı, yaşamdan ve diğer tüm insan haklarından tam anlamıyla faydalanmak adına gereklidir. Su yalnızca sosyal ve ekonomik kalkınmanın değil, barış ve güvenliğin de itici gücüdür; çünkü suyun kıtlığı, çatışmalara ve kitlesel yer değiştirmelere yol açabilir.

Kaydedilen gelişme ve ilerlemelere rağmen, milyarlarca insan halâ güvenli su ve sanitasyona erişememektedir. Bu hakka evrensel ölçekte erişimin sağlanması, su ve sanitasyonun herkes için bulunması ve sürdürülebilir yönetiminin sağlanması, 2030 Gündemi kapsamında 2015 yılında tüm Birleşmiş Milletler Üye Devletleri tarafından mutabık kalınan 6. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ni oluşturmaktadır. İklim değişikliği bu hedefi daha da zora sokuyor. Çabalarımızı iki katına çıkarmalıyız. Hepimiz şimdi harekete geçersek bu mümkün. AB, üzerine düşen rolün gereklerini yerine getirmeye hazır.