Speech by Federica Mogherini at the European Parliament plenary debate on the situation in the broader Middle East region, including the crises in Iran, Iraq and Lebanon

Federica Mogherini tarafından Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda İran, Irak ve Lübnan'daki krizler dahil, genişletilmiş Orta Doğu bölgesindeki durum konusunda yapılan konuşma

28.11.2019 Per - 09:34

27/11/2019
Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Federica Mogherini tarafından Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu'nda İran, Irak ve Lübnan'daki krizler dahil, genişletilmiş Orta Doğu bölgesindeki durum konusunda yapılan konuşma

Teşekkürler Sayın Başkan,

Bağdat, Beyrut, Tahran ve Orta Doğu'nun diğer şehirlerindeki sokaklarda büyük çaplı gösterilere tanık olduk ve gösteriler bu ülkelerin hepsinde halen devam ediyor. Olaylar gelişiyor. Her olay birbirinden farklı olmakla birlikte yine de bazı ortak nedenlerin olduğu görülüyor.

Olayların tetikleyicileri belirli politika girişimleriydi, ancak protestolar sonradan genişleyerek eşitsizliği, mezhepçiliği ve yolsuzluğu hedef aldı ve daha iyi yönetişim ve daha iyi iş fırsatları talebinde bulundu.

Bizim protestolara verdiğimiz yanıtın da ortak unsurları var: Tüm tarafların her türlü şiddet eylemini kınadık. Gösterilere müdahalede itidal çağrısında bulunduk. İfade özgürlüğüne saygı gösterilmesini ve şiddet olaylarının derhal soruşturulmasını istedik. Ayrıca dış aktörlerin daima bu ülkelerin egemenliğine saygı göstermesini talep ettik.

Şimdi, tartışmanın başlığında da bahsettiğiniz birkaç özel durum hakkında kısaca yorum yapmak istiyorum.

İlk olarak, Irak konusunda. Irak'ın karşılaştığı zorluklar benzersizdir. Ülke nihayet uzun bir çatışmadan çıkıyor: uzlaşma ve yeniden inşa sürecine ihtiyacı var, bununla birlikte halkının daha iyi bir hayat ve herkes için daha iyi fırsatlar beklentisine de yanıt vermesi gerekiyor. Irak'ın uzun vadede istikrar kazanabilmesi için bu beklentilerin karşılanması gerekiyor. Temmuz ayındaki son ziyaretimde ülkenin uzlaşma ve yeniden yapılanmaya hazır olma noktasında ne kadar mesafe kat ettiğini, bununla birlikte ilerlemenin ne kadar kırılgan olduğunu bizzat kendim gözlemledim. Bence bunu artık [hepimiz] net olarak görüyoruz.

Protestoların başlangıcından itibaren, BM misyonunun önerdiği adımlar da dahil olmak üzere göstericilerin kaygılarına süratle yanıt verecek diyalog ve adımlar çağrısında bulunduk. Bunlar bugün daha da aciliyet arz etmektedir.

Ayrıca, bilge bir ses olarak rolünün bölgede elzem olduğu durumlarda, Irak'ı tüm komşularıyla yapıcı diyalog politikasını sürdürmeye teşvik etmeye devam ediyoruz.

Biz, Avrupalılar olarak, her zaman Irak halkına “huzura ulaşma” konusunda yardımcı olmak istediğimizi söyledik. Zaten Irak halkının şu an talep ettiği şey de bu. Dolayısıyla onların yanında olmaya ve Irak'a daha güçlü, daha kapsayıcı ve daha adil bir demokrasi yolunda eşlik etmeye devam edeceğiz.

İran'daki son protestolar da mevcut ekonomik zorluklara bağlı gerçek bir hayal kırıklığından kaynaklanıyor. Vatandaşlar barışçıl bir şekilde gösteri yapma hakkına sahiptir ve güvenlik güçleri tarafından orantısız şiddet kullanımının haklı bir gerekçesi olamaz.

Tüm bu olayların raporları, yetkili bağımsız makamlar tarafından yürütülecek hızlı ve kapsamlı bir soruşturmayı gerektirmektedir. Ayrıca İranlı yetkililerden, bilginin serbest akışını ve internete her zaman erişimi sağlamalarını beklediğimizi vurgulamak istiyorum.

Açık ve net olsa da bir hususu tekrar eklemek istiyorum, zira bunu bir kez daha açıklığa kavuşturmak önemli; bunun İran ile olan nükleer anlaşmanın uygulanması ile bir ilgisi yok ve olmaması da gerekir.

İran ile olan nükleer anlaşmanın, JCPoA [Ortak Kapsamlı Eylem Planı] 'nın, diplomasi ve güvenlik açısından taşıdığı öneme inanmaya devam ediyoruz. Bununla birlikte bu anlaşmayı muhafaza etmenin giderek zorlaştığı bir sır değil. Bu amaçla [JCPoA] Ortak Komisyon'un [AB3 + 2 (Çin, Fransa, Almanya, Rusya, Birleşik Krallık)] ile ve İran'la 6 Aralık’ta [Dışişleri Bakan Yardımcıları/ Siyasi Direktörler düzeyinde] toplantısı gerçekleştirilecek. Bildiğiniz üzere, Yüksek Temsilci kendi rolünün yanı sıra JCPoA Ortak Komisyonunun koordinatörlüğü rolüne de sahiptir. Şu ana kadar da bu sıfatla, sadece Avrupalıların birlikteliğini korumak için değil –ki bu başarılmıştır-  aynı zamanda ABD geri çekildikten sonra nükleer anlaşmada kalan tarafların birlikteliğini korumak için de çok çalıştık. Bu birlikteliğin anlaşmayı mümkün olduğunca korumanın anahtarı olduğuna inanıyorum, zaten hepimiz bir kaç hafta önce anlaşmayı korumak için hiçbir çabadan kaçınmamamız gerektiği konusunda mutabık kaldık. JCPoA Ortak Komisyonunu koordine etme konusundaki bu önemli ve zorlu rolü de devralan halefime de şans diliyorum.

Üçüncü ve son olarak belirtmekle birlikte en az diğerleri kadar önemli olan Lübnan hakkında birkaç söz söylemek istiyorum. Lübnan'daki protestolar Başbakan'ın istifasına yol açtı. Lübnan, Avrupa Birliği için çok özel bir ortaktır - ve kalbimizde çok özel bir yere sahiptir.

Bugün Lübnan halkı iyi yönetişim istiyor, onlar mezhepsel ayrımların ötesine geçen bir iyi yönetişim talep ediyor. Bu, Lübnan halkının çoğu zaman olduğu gibi, gerçekten ilham verici bir durum. Bir yandan Lübnan’ın bunca yıl bu kadar zorlukla elde ettiği huzuru ve istikrarı korurken, diğer yandan Lübnan halkının taleplerine yanıt verilmesi aciliyet arz etmektedir.

Bu, siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanması için her şeyden önce işleyen bir hükümetin süratle kurulmasını, ardından Lübnan halkının istekleri doğrultusunda yönetişim ve yolsuzlukla ilgili etkili reformların hızlı ve kararlı bir şekilde uygulanmasını gerektirmektedir.

Bu dönem, bir yandan ülkenin istikrarını ve dayanıklılığını korurken öte yandan Lübnan’ın acilen ihtiyaç duyduğu reformları gerçekleştirmek için bir fırsat teşkil edebilir.

Bu gece özel olarak gündemimizde olmamakla birlikte yine de ele alınması gereken bir hususa değinmek istiyorum. Unutmayalım ki Orta Doğu'nun tamamı son derece kırılgan bir yer olmaya devam ediyor. İsrail ve Filistin'deki durumu az önce ele aldık. Öte yandan, Suriye'deki durumun halen çözümden çok uzak olduğunu unutmayalım. Türk ordusunun operasyonu Suriye'nin kuzey-doğusunda yeni bir cephe açtıktan sadece birkaç hafta sonra, Suriye'nin kuzey batısındaki durum bir kez daha kötüleşti. Bölgesel gerilimler hâlâ yüksek seviyede devam ediyor ve bu durum, ortamı sakinleştirmeye ve mevcut dinamiklere sürdürülebilir çözüm bulmaya çalışan, bölgedeki ve bölge ötesindeki tarafların önemini daha fazla arttırarak onlar üzerinde baskı yaratıyor.

Geçtiğimiz yıllarda bölgedeki tüm krizlere çok taraflı çözümler üretmeye çalıştık. Ve bu ülkeleri istikrara kavuşturmak, yeniden yapılanma ve ekonomik büyüme için yatırımları getirmek ve bu ülkeleri reform gündemlerinde desteklemek için - Lübnan ve Irak dahil - ortaklarımızla çok yakın çalıştık.

Bu ülkelerin her birinin mevcut zorluklarının üstesinden gelebilmek için kendi yolunu bulması gerekmektedir. Kimse bunu onlar adına yapamaz. Ancak Avrupa Birliği diyaloğu desteklemeye ve reformlara eşlik etmeye devam edecektir.

Burası bize en yakın olan bölgelerden birisidir, sık sık ortak bölgemiz olduğunu ifade ediyorum ve Avrupa Birliği, Orta Doğu'da güvenilir bir ortak ve barış aktörü olarak çalışmaya devam edecektir.

Teşekkür ederim.

VIDEO