Opening remarks by High Representative/Vice-President Federica Mogherini at the International Conference for the Reconstruction of Iraq

Irak’ın Yeniden İnşası Konulu Uluslararası Konferansın açılışında, Yüksek Temsilci / Başkan Yardımcısı Federica Mogherini tarafından yapılan açılış konuşması

14.02.2018 Çar - 18:04

Kuveyt, 14/02/2018

 

Ekselansları Kuveyt Emiri,

Başbakan al-Abadi,

Genel Sekreter, Sevgili dostlar,

Bana bu konferansın eş başkanlığını ve açılışını yapma fırsatını tanıdığınız için sizlere teşekkür ederim. Bunu, yalnızca Avrupa Birliği'nin son yıllarda sağladığı katkıların  takdir görmesi olarak değil; aynı zamanda ve her şeyden önce gelecek adına bir sorumluluk olarak görüyorum.  

Bu sorumluluk, içinden geçtiğimi bu hassas dönemde, Irak halkının yanında olmaya devam etme sorumluluğu; ama aynı zamanda, sadece Irak değil, tüm bölge için büyük bir umut zamanı olarak da öne çıkıyor.

İnsani yardım çabaları ve köprülerin inşası adına Kuveyt'in üstlendiği önemli rolü vurgulayan BM Genel Sekreteri’nin görüşlerine katılarak şunu ifade etmek isterim ki; Kuveyt’te bir araya geldiğimiz bugün, ortak bölgemizde barışın hâkimiyetinden bahsetmek çok güç... Geçmişten gelen bir takım anlaşmazlıklar henüz çözülmemiş durumda ve bir takım yeni gerilimler ortaya çıkmaya devam ediyor.

Ama bugün, Irak bizlere umut veriyor. Bundan sadece üç yıl öncesine dönersek, Daeş’in yükselişi neredeyse durdurulamaz gibi görünüyordu. Ama şimdi bu noktadayız; Musul’un kurtuluşunu ve Irak için yeni bir başlangıcı kutluyoruz.

Eski bir deyişe göre “Zaferin bin tane babası vardır”. Evet, gerçekten de Irak’ta Daeş’in bölgesel mağlubiyetine katkı sağlayan herkesi hatırlamalıyız. 

Ama pekiştirilmesi gereken bu zafer, Irak halkı ve hükümeti olmadan mümkün olamazdı. Onca Iraklı askerin fedakârlığı, Başbakan al-Abadi’nin sergilediği liderlik; hükümetinin sarf ettiği çabalar ve milyonlarca Irak vatandaşın dayanıklılığı olmasaydı bugün burada bulunamazdık. Şayet bugün Irak yeni bir sayfa açabiliyor ise, her şeyden önce bu kadını ve erkeğiyle kendi halkı sayesinde gerçekleşmiştir. Bu zafer size aittir ve aynı zamanda da tüm bölgenin çok büyük bir ihtiyacı olan umudu da getirebilir.

Sizin öykünüz, bizlere terör karşısında zaferin gerçekten de kazanılabileceğini gösteriyor. Yıllar süren çatışmaların ardından, barışın da mümkün olabileceğini gösteriyor. Irak bizlere şunu da göstermektedir ki kapsayıcı ve çeşitlilik içeren demokrasiye giden yol engellerle dolu olabilir; ama yine de bu yolu kat etmeye değer.

Bu elbette önümüzde duran sorunları görmediğimiz anlamına gelmiyor. Bunları biliyoruz ve işte bu sebeple bugün buradayız. Yine izninizle bu konferansı mümkün kılan Kuveyt’e; bu sorunlu bölgemizde, içinden geçtiğimiz sıkıntılı zamanlarda, barış ve diyalog adına bir güç teşkil ettiği için teşekkür etmek isterim.

Yapabileceğimiz ilk ve en acil katkı, Irak’ın yaşadığı karanlık günlerin kesin olarak sona ermesini sağlamaktır. Irak halkının inşa edebildiği başarıları pekiştirmek ve Daeş’le savaşı kazanmanızın ardından, “barışı kazanmak” için size yardımcı olabilmek arzusundayız.

İşte istikrardan kastımız da budur. Hayatın Irak kent ve köylerinde yeniden canlanmasını istiyoruz. Yeniden inşanın sağlam temeli olarak Iraklıların acil ihtiyaçlarıyla ilgilenmek istiyoruz.

Irak halkının üçte birinin acil desteğe ihtiyacı var. Ülke içinde yerinden olmuş kişilerin gıdaya ve sağlık hizmetlerine; çocukların ise öğretmene ve iyi bir eğitime ihtiyacı bulunuyor; hepimiz biliyoruz ki bu insanların hepsi bir an önce yuvalarına geri dönmeyi ve normal bir hayata başlamayı arzu ediyor.

Avrupalılar olarak her zaman Irak halkının yanında olduk ve onların yanında olmaya devam edeceğiz.

Birleşmiş Milletler ile birlikte kurtarılmış bölgelere elektrik, temiz su ve ilaç götürülmesine yardımcı olduk.

Ramadi’de okulları mayınlardan temizledik ki 6000 çocuk okullarına geri dönebilsin; şimdi de aynı çalışmaları, ülkenin diğer kesimlerinde yapıyoruz.

Iraklıların temel haklarına tam riayet ederek; askeri personelimizle ve Avrupa sivil misyonuyla Irak güvenlik güçlerine eğitimler veriyoruz ki kendi güvenlikleri için uzmanlaşmış polislerine güven duyabilsinler... Şunu ifade etmekten özellikle onur duyuyorum ki Irak’ta ilk defa, güvenlik alanında yaptığımız çalışmalar aynı zamanda kültürel mirasın korunmasına da odaklanıyor.

Bu acil ihtiyaçların giderilmesine destek vermek, ahlaki bir sorumluluk olmakla birlikte umudu ayakta tutmanın da bir yoludur. Yani daha iyi bir geleceğin sadece mümkün olmakla kalmayıp gerçekleşmeye başladığına dair umudun…

Son üç yılda, Avrupa Birliği ve Üye Devletler, Irak halkına destek olmak amacıyla üç buçuk milyar Avro harcadı. Bugün AB olarak, insani yardım, kalkınma ve istikrar kazandırma faaliyetlerine ilave 400 milyon Avro aktarmak üzere iç prosedürlerimizi tamamlıyoruz. Bu tutar Avrupa kurumlarının bütçesinden gelmektedir; yani başka bir deyişle Üye Devletlerin bireysel katılımlarına ilave olarak sağlanmaktadır.      

Bu desteğin amacı, Irak'a yönelik yeni Stratejimizde hedeflediğimiz gibi aynı zamanda istikrar kazandırma sürecini tamamlayarak ülkenin yeniden inşasına başlanmasını sağlamaktır. Irak hükümeti ülkenin yeniden yapılandırılmasında ne tür ihtiyaçları bulunduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Irak'ın fiziksel olarak yeniden inşası şüphesiz muazzam bir kolektif çaba, geniş kaynaklar ve özel yatırımı gerektirecektir. Ancak yeniden yapılandırma sadece binalar, yollar ve demiryollarından ibaret değildir. Irak'a aynı zamanda eğitim sistemini, kurumlarını ve toplumunu yeniden tesis etme sürecinde yardım etmeliyiz ve yardım etmek istiyoruz.     

Irak Hükümeti,  Irak'ın kurumsal anlamda yeniden yapılandırılması sürecini başlatmıştır bundan ötürü Başbakan al-Abadi ve hükümetine takdirlerimi sunarım. Hükümet yolsuzlukla mücadele çalışmalarını ve ülkenin ticaret ortamını geliştirme adımlarını başlatmıştır. Ülkenin ekonomisini yeniden inşa etmek için bu adımlar yatırım kadar önemlidir. Dolayısıyla desteğimiz aynı zamanda kamu finansman yönetiminin geliştirilmesi ve her alanda iyi yönetişime de odaklanacaktır.     

Bu kurumsal çalışmanın bir bölümü Bağdat ve Erbil arasındaki gerginliğin ortadan kaldırılmasını gerektirecektir. Bu hususla ilgili olarak BM Genel Sekreteri'nin görüşlerine katılarak, devam etmekte olan diyaloğa ilişkin umutlu olduğumu ve yüksek beklentilerimin olduğunu ifade etmek isterim.  

Böylece Irak'ın yeniden yapılandırmaya ihtiyaç duyduğu üçüncü alana geliyoruz- sosyal yapılandırma. Yıllar süren çatışmaya rağmen hala her şeyden önce Iraklı olan Irak halkını bir arada turan güçlü bir ortak kimlik vardır. Bu ortak kimlik halen radikalleşmeye karşı ve DAEŞ'in işgal ettiği topraklarda yenilgiye uğratılmasıyla birlikte bu ideolojinin yenilgiye uğratılması için de en etkili ilaçtır.   

Bu kimlik, yüzyıllar boyu paylaşılan bir tarihle şekillenmiş olup inanç ve etnik kökenin çok ötesinde ortak bir kültüre dayanmaktadır. Bu, Araplar, Kürtler, Müslümanlar ve Hristiyanlar, Sünniler ve Şiileri birleştiren çoklu bir kimliktir.   

DAEŞ'in ortaya çıkması Irak'ın sonunu getirmemiştir. Aksine ülkenin dört bir yanından tüm toplumlar sonunda ortak bir amaç uğruna bir araya gelmiştir. DAEŞ'in bölgesel anlamda yenilgiye uğratılması, tüm toplumların kapsayıcı bir Irak kimliğini gerçekten paylaştığı yeni bir Irak'ın ortaya çıkması için bir fırsat olabilir.    

Yeniden yapılandırmanın amacı herkes için çalışan ve herkesin kendine yer bulacağı ve evinde hissedebileceği bir ülke yaratmaktır. Bu, etnik kökenleri, inançları, sosyal yapıları ve toplumsal cinsiyetleri ne olursa olsun tüm Irak halkı için bir yeniden yapılandırma sürecini içermektedir. 

Irak halkı kapsayıcı bir demokrasi talep ediyor; güvenlik ve adalet istiyor; iş, sağlık hizmeti ve eğitim istiyor. Bunlar, onlardan yani bu süreçte yer alan sivil toplum temsilcilerinden Avrupa Birliği olarak günlük çalışmalarımızda duyduklarımızdır. 

Herkes için yeniden yapılandırma süreci öğrenciler, işsizler, gençler ve kadınlara odaklanmalıdır. İhtiyaç duydukları beceriler kazandırmalı ve insanların hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmalıdır. 

Çok iddialı gelebilir ama yakın zamandaki örnekler iddialı olmanın bazen olumlu sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Fiziksel yeniden yapılandırmanın başarılı olmasını istiyorsak fiziksel yapılandırmanın ötesini de görebilmeliyiz. Altyapıya yatırım gereklidir: ama aynı şekilde beşeri sermayeye yatırım da önemlidir. Irak'ın gelecekte büyümesinin temellerini atmak üzere Irak halkına, kadın, erkek ve çocuklara, onların kişisel gelişimlerine odaklanmalıyız.       

Bugünkü Irak'ta umut vardır. Irak'ın en güzel günlerinin önümüzde olduğuna dair bize umut vermektedir. Yeniden yapılandırmanın Irak halkının özlemlerine kavuşmasını sağlayabileceğine dair umut vardır.

Bu umuda birlikte karşılık vermek üzere buradayız ve Avrupa Birliği olarak her zaman bize güvenebilirsiniz; Irak, Orta Doğu ve hepimiz için bu güveni koruyabilirsiniz.

Teşekkür ederim.