joseph Borrell Fonteles

Orta Doğu Barış Süreci: Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Josep Borrell tarafından ABD'nin girişimi konusunda yapılan açıklama

04.02.2020 Sa - 16:15

Brüksel, 04/02/2020
 

Transatlantik ortaklığına yürekten bağlı olan Avrupa Birliği, İsrail-Filistin çatışmasına barışçıl bir çözüm bulmayı amaçlayan her türlü çabaya değer vermektedir. AB, 1967 çizgisini esas alan ve müzakereler yoluyla varılacak iki Devletli çözüme olan bağlılığını bir kez daha hatırlatır. Tarafların mutabık kalacağı şekilde arazilerin [karşılıklı olarak] eşdeğer değişimini içermesi gereken bu çözüm kapsamında, Temmuz 2014 tarihli Konsey Kararlarında ifade edildiği üzere, İsrail Devleti ve bitişiğinde bağımsız, demokratik, egemen ve yaşayabilir Filistin Devleti, huzurlu ve güvenli bir ortamda, birbirlerini tanıyarak yan yana yaşamalıdır.


28 Ocak tarihli ABD girişimi, uluslararası düzeyde mutabık kalınan bu parametrelerden uzaklaşmaktadır.


Adil ve kalıcı barışın tesis edilebilmesi için nihai statüye ilişkin çözümlenmemiş sorunların iki taraf arasında doğrudan müzakereler yoluyla karara bağlanması gerekmektedir. Buna başta sınırlarla ilgili hususlar, Kudüs'ün statüsü, güvenlik ve mülteci meselesi dâhildir.


Avrupa Birliği tarafları yeniden bir araya gelerek gerginliğin yeniden tırmanmasına neden olabilecek, uluslararası hukuka aykırı tek taraflı adımlardan kaçınmaları çağrısında bulunur. Ürdün Vadisi ve Batı Şeria'nın diğer bölgelerinin ilhak edilme ihtimaline ilişkin yapılan açıklamalardan özellikle endişe duymaktayız. Uluslararası hukuk ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde AB İsrail'in 1967 yılından bu yana işgal altında bulunan topraklardaki egemenliğini tanımamaktadır. İlhak yönünde herhangi bir adımın hayata geçirilmesi durumunda bunlara tepkisiz kalınmayacaktır.


Avrupa Birliği eşit haklar sağlayan ve her iki taraf için de kabul edilebilir, uluslararası hukuka uygun bir siyasi sürecin yeniden canlandırılması çabalarına tam destek vermeyi sürdürecektir. AB her iki tarafla da, bölgedeki aktörlerle ve tüm uluslararası ortaklarla temasta olacaktır. Bu bağlamda Avrupa Birliği, mevcut ve gelişen tehditler dahil olmak üzere İsrail'in güvenliğine olan derin bağlılığını bir kez daha yineler.