flag

Suriye’nin kuzeybatısında son dönemde yaşanan kötüye gidişatla ilgili olarak Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı tarafından AB adına yapılan açıklama

22.11.2019 Cu - 20:57

22/11/2019

Ülke içinde yerinden olmuş kişilerin [kaldığı] kamplara dönük son saldırılar ve Türkiye sınırına yakın bir yerde bulunan ve yaşamsal önem taşıyan sağlık kuruluşunun bombalanması, Suriye’nin kuzeybatısında kötüleşen durumun, üzücü bir şekilde yeniden tırmandığını göstermektedir.

Saldırılarda yaşamlarını yitirenlerin aile ve sevenlerine en içten taziyelerimizi iletmek isteriz.

Avrupa Birliği, BM tarafından terör örgütü olarak ilan edilen örgütlerin bölgedeki varlığının bilincinde olmakla birlikte, eğitim ve sağlık kurumlarının da arasında bulunduğu ve yaşamsal önem arz eden sivil altyapıya karşı Suriye rejimi ve müttefiklerince ayrım gözetmeksizin düzenlenen saldırılar kabul edilemez niteliktedir ve bu saldırılara derhal son verilmelidir.

Bu ve benzeri saldırılar 30 Eylül 2019’da çalışmalarına başlayan BM kuzeybatı Suriye Araştırma Kurulu tarafından ayrıntılı bir şekilde incelenmelidir. Savaş suçu ve insanlığa karşı suç işleyen herkesin hesap vermesi gerektiğine dair AB tavrını bir defa daha yineleriz.

Suriye'deki çatışmaların tüm taraflarına, uluslararası insani hukuk ve insan hakları hukukuna saygı duyma ve destekleme yükümlülükleri bulunduğunu hatırlatır.  Aynı şekilde, ihtiyaç halindeki herkese insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasını sağlamak zorundadırlar. Suriye rejimi ve Astana garantörlerinin bir an evvel sorumluluklarını ve taahhütlerini yerine getirmelerini, ve sivillerin korunmasını sağlamalarını bekliyoruz. AB, 17 Eylül 2018 tarihli Soçi Mutabakatını hatırlatarak ilgili taraflara Mutabakatı harfiyen uygulamaları çağrısında bulunur.   

Son şiddet olayları başta kadın ve çocuklar olmak üzere yalnızca sivillerin acılarını daha da arttırmakla kalmaz aynı zamanda BM Özel Temsilcisi Geir Pedersen himayesinde önümüzdeki hafta Cenevre'de yeniden toplanacak olan Anayasa Komitesi çerçevesinde yürütülen Suriye'ye ilişkin görüşmelerin sekteye uğratılmasına neden olabilir.

AB, 2254 sayılı BM Genel Kurulu Kararı ve Cenevre Tebliği uyarınca kapsayıcı, samimi ve kapsamlı bir siyasi çözümü desteklemeyi sürdürmektedir.