Speech by HR/VP Federica Mogherini on the killing of the Saudi journalist Jamal Khashoggi

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili olarak Yüksek Temsilci /Başkan Yardımcısı Federica Mogherini tarafından yapılan açıklama

23.10.2018 Sa - 21:07

Strazburg, 23/10/2018 - 18:42

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğu’nda öldürülmesiyle ilgili olarak Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Federica Mogherini tarafından Avrupa Parlamentosu genel kurulunda yaptığı konuşma

Strazburg, 23 Ekim 2018

Teşekkürler sayın başkan ve bu konuyu bugünkü genel kurul gündemine taşımayı kabul eden herkese teşekkürler. Bu konuda [Avrupa] Parlamentosunun sesini duyurmasının büyük bir önem taşıdığı kanaatindeyim.

İzninizle temel bir konuyu dile net bir şekilde getirerek sözlerime başlamak istiyorum -ki bence tam da bu noktadan başlamamız gerekiyor: Dünyanın her neresinde işlenmiş olursa olsun tek bir gazeteciye karşı işlenen suç, ifade özgürlüğüne, bilgi alma özgürlüğüne karşı işlenmiş bir suçtur. Bu itibarla da böyle bir suç, dünyanın her neresinde olursa olsun toplumlarımıza; özellikle Avrupa’da yaşam tarzımıza ve ilkelerimize ve değerlerimize karşı işlenmiş bir suç niteliğindedir.  Böylesi bir suç, hepimize karşı işlenmiştir.

Cemal Kaşıkçı’nın ortadan kayboluşundan üç hafta sonra, artık biliyoruz ki kendisi İstanbul’daki Suudi konsolosluğunda öldürüldü. Şu an için Suudi Arabistan vaka ile bağlantılı olarak bir takım görevlileri tutukladı. Buna karşın gazeteciye neler olduğuna dair pek çok ayrıntı halen belirsiz. Öldüğünün teyidi gerçeğe ve hesap verebilirliğe yönelik ilk adım olmakla beraber, şu ana değin Suudi yetkililer tarafından yapılan açıklamalar ardında birçok şüphe ve birçok cevapsız soru bırakıyor.

İlk günden başlayarak Suudi Arabistan’dan, 2 Ekim günü meydana gelen olaylara eksiksiz, güvenilir, şeffaf ve hızlı bir soruşturma yoluyla ışık tutmasını istedik. Suudi kurumlarının vaka ile ilgili olarak ellerindeki tüm bilgileri vermesini ve sorumluların adalete teslim edilmesini sağlamalarını bekliyoruz.

Geçen hafta Dışişleri Konseyinde 28 AB üyesinin Dışişleri Bakanının tümü, güvenilir ve şeffaf bir soruşturma talep edilmesi konusunda mutabık kaldılar.

G7 ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla birlikte yaklaşımımızı koordine ettik: ilk önce, güvenilir bir soruşturma talep ettik; şimdi ise, birlikte atacağımız adımlar ve yapacağımız açıklamalar üzerinde çalışmamızı sürdürüyoruz.

Sadece birkaç gün önce, tüm AB ve üye devletler adına netlik ve eksiksiz bir hesap verebilirlik yönündeki beklentimizi bir defa daha ifade ettim.

Bununla birlikte Suudi Arabistan’dan Türk makamlarıyla tam bir işbirliği içinde olmasını da istedik. Herkesin gerçeklerin ortaya çıkartılması hedefi doğrultusunda çalışacağını umut ediyoruz. Bu çok iyi bir başlangıç noktası… Soruşturmanın itici gücü, jeopolitik değil gerçeğin araştırılması olmalıdır.

Sadece daha fazla netlik bekliyor veya istiyor olamayacak; aynı zamanda ortaklarımızla birlikte, netliğin sağlanması amacıyla birlikte hareket etmeye devam edeceğiz.

Şu andan itibaren Avrupa Birliği’nin tepkisi, Suudi makamları tarafından atılacak adımlara bağlı olacaktır. Her şeyden önce eşgüdümlü Avrupa tutumuyla kendi aramızda koordine olmaya devam edeceğiz; bununla birlikte, dünyanın dört bir yanındaki ortaklarımızla da koordinasyonumuzu sürdüreceğiz. Bu olayı takip etmeye devam edeceğiz ve Avrupa olarak birlikte, en uygun tepkiyi koordine etmek üzere çalışacağız. Az önce de ifade ettiğim üzere, uluslararası ortaklarımızla da birlikte çalışacağız.

Suudi yönetimi ülke adına iddialı reformlar vaat etti. Bu soruşturmanın yönetilme biçimi tüm Suudi halkı için ifade özgürlüğü, insan hakları ve hukukun üstünlüğü açısından önemli bir sınav.

Sadece birkaç ay önce Dış İlişkiler Servisimizin çalışanları, Brüksel’de düzenlenen Suudi Arabistan ve bölgedeki durum konulu bir konferansta [Cemal] Kaşıkçı’ya ev sahipliği yapmıştı. Farklı birçok ortamda ülkesi ve Orta Doğu ile ilgili olarak güvenilir ve sözü geçen bir ses olarak kendisini dinledik.

Ölümünden sonra yayımlanan son yazısında, “Arap sesleri için” özgür ve bağımsız bir “platform” istiyordu. Yıllar boyunca Avrupa Birliği olarak bizler de aynı şekilde genç ve bağımsız Arap seslerini desteklemek için çalıştık: genç Arap gazetecilere eğitimler verdik, bağımsız medyaya finansman sağladık ve “Akdenizli Genç Sesler” gibi inisiyatiflerle politika diyalogları yaptık.

İfade özgürlüğü, değerlerimizin merkezinde yer almaktadır ve dış politikamızın da temeli olmaya devam edecektir. Milli menfaatlerin asla ve asla ifade özgürlüğünü engellemek üzere haklı bir sebep olamayacağına inanıyoruz. Tam tersine, ne zaman ki temel insan hakları ihlale uğrar, o zaman ülkelerimiz zayıflar.

Tarihin bu döneminde, bu sesin, Avrupa Birliğinden ve bu Parlamentodan tek bir ağızdan duyulması gerektiğini düşünüyorum. İfade özgürlüğünden başlayarak, insan haklarına saygı ve insan haklarının korunması sahip olunan bir güçlü noktadır. Bu toplumlarımız için bir zayıflık değil bir güç göstergesidir.

Zira temel haklar saldırıya uğradığında barış, güvenlik ve insani kalkınma olamaz. Baskı Devletleri ve toplumları güçlendirmez zayıflatır.

Cemal Kaşıkçı her zaman ifade özgürlüğünü ve aynı zamanda hoşgörü ve çeşitliliğe saygı durulmasını savunmuştur. Hikayenin nasıl sonlandığını düşündüğümüzde,  yazdıklarından bazılarını okumak acı veriyor. Hatırasını onurlandırmanın en iyi yolu gerçeği kararlılıkla ve güçlü biçimde talep etmek ve gerçeğin ortaya çıkarılması için çalışmaktır. Yalnızca gerçek değil aynı zamanda, hem günah keçisi yaratmaktan hem de intikam almaktan farklı olan hesap verebilirlik için çalışmak. Bunu burada söylemek bizler için önemli diye düşünüyorum.

Yalnızca adalet istemekle kalmayacak, Suudi Arabistan'da, bölgede, tüm Körfez bölgesinde ve dünyanın  her yerinde adalet, ifade özgürlüğü ve insan hakları için çalışmaya devam edeceğiz.

Teşekkür ederim

Video: https://ec.europa.eu/avservices/video/player.cfm?ref=I162418

 

Kapanış konuşması

Teşekkür ederim Sayın Başkan,

Öncelikle, bizlerin son haftalardaki açıklamalarımızı ve çalışmalarımızı destekleyen ve güçlendiren, farklı gruplardan, farklı ulusal kökenlerden gelen güçlü ve ortak sesin verdiği ortak mesajdan ötürü Parlamento'ya, bir çoğunuza teşekkür etmek isterim. Bu mesaj gerçeği bilmek istediğimiz, adalet istediğimiz ve daha azıyla yetinmeyeceğimiz mesajıydı.

Kapsamlı, güvenilir ve şeffaf bir soruşturma talebimizi sürdüreceğiz. Parlamento bu cinayeti tartışırken, aynı doğrultuda, birlik ve güç mesajı veren ortak G7 Açıklaması yayımladık. Ve biz Avrupa Birliği olarak, bizzat ben, şimdiye kadar son derece açık olduk ve bu pozisyonumuzu sürdüreceğiz, aynı zamanda birlik içerisinde olacağız. Bildiğiniz ve bazılarınızın belirttiği gibi Üye Devletler bu konuda ya adım attılar ya da adım atmaya hazır olduklarını ifade ettiler. Bazıları Suudi Arabistan'daki etkinliklerden çekilme kararı aldılar ve alabilecekleri muhtemel tedbirleri ilan ettiler.

Avrupa Birliği olarak ortak şekilde, özellikle Konsey'de, önümüzdeki günlerdeki - umarım haftalar sürmez-  gelişmeleri takip etmeyi sürdürmemiz gerektiğini, ve her şeyden önce Suudi yetkililerin gerçeklerin ortaya çıkarılması ve sorumluların adalete teslim edilmesi için,  Avrupa Birliği olarak alınacak ortak tedbirlere karar vermemiz gerektiğini düşünüyorum. Söylediğim gibi gerekli olan intikam ya da gerçek sorumlulukları örtbas edebilecek bir kılıf değil, hesap verebilirliktir.    

Aranızda farklı siyasi gruplardan, farklı ülkelerden gelenler söz aldılar. Birçoğunuz ulusal hükümetlerde çoğunluk olan partileri temsil ediyorsunuz. Ulusal hükümetlerinizin bu meseleye ilişkin pozisyonlarıyla ilgi yapabileceğiniz şeyler olabilir.   

Şu anda bazı tedbirlere ilişkin Üye Devletler arasında farklı yaklaşımlar olduğunu görüyorum. Ayrıca münferit ülkelerdeki hükümet koalisyonları içerisinde de bu süreçte belirginleşen farklı yaklaşımlar olduğu göze çarpıyor. Daha fazla birlik için hepimiz çalışabiliriz ve önümüzdeki günlerde, birlik halinde ve uluslararası ortaklarımızla koordinasyon içerisinde doğru ve rasyonel tepkiyi verme sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum.  

Parlamentoya bir nedenden daha teşekkür etmek isterim. İfade özgürlüğüne sürekli vurgu yapmanız ve yalnızca dünyanın dört bir yanındaki gazetecilere değil insan hakları aktivistlerine, sivil topluma, bazı durumlarda siyasi muhalefete verdiğimiz destek hayati öneme haizdir. Bu husus daima dış politikamızın merkezinde yer alacaktır ve bugün bazılarınızın değindiği ve benim için büyük önem taşıyan bir unsur da bizler için, Avrupa Birliği için bu pozisyonun jeopolitikten bağımsız olarak benimsenmekte olduğu ve bundan böyle de aynı şekilde korunacağıdır. Daha sessiz kalmamızın nedeni bir ülkenin diğerinden daha güvenilir ya da daha az güvenilir olması değildir.

Dünyanın dört bir yanında sivil toplumu, insan haklarını, gazetecileri, aktivistleri desteklemeye devam edecek ve dünyanın her yerinde özgür, açık topluma karşı her türlü tedbire karşı olmayı sürdüreceğiz. Özgürlük ve insan haklarına saldırılan her durumda, mağdur kim olursa olsun, nerede hangi ülkede yaşanıyor olursa olsun, takip etmeyi sürdüreceğiz.  

Teşekkür ederim.

Video: https://ec.europa.eu/avservices/video/player.cfm?ref=I162420