fbpx Türkiye: Avrupa Parlamentosu görüşmelerinde Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Josep Borrell adına yapılan konuşma | AB Türkiye
Turkey EU

Türkiye: Avrupa Parlamentosu görüşmelerinde Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Josep Borrell adına yapılan konuşma

21.01.2021 Per - 17:56

Başta Selahattin Demirtaş ve görüşlerinden dolayı hapiste bulunan diğer mahkûmların davaları olmak üzere, Türkiye’deki insan hakları durumuyla ilgili olarak Eşitlikten sorumlu Komisyon Üyesi Helena Dalli tarafından yapılan konuşma

Okunan metin geçerlidir!

Sayın Başkan, [Avrupa] Parlamento[su]nun Saygıdeğer Üyeleri,
Avrupa Birliği, Komisyonun Türkiye ile ilgili yıllık raporunda, konuyla ilgili tüm eksikliklerin acilen ve inandırıcı bir şekilde ele alınması doğrultusunda yer verdiği spesifiktavsiyelerin yanı sıra Türkiye’de insan hakları alanında devam eden olumsuz gelişmelerle ilgili olarak duyduğu ciddi endişeleri defaatle iletmiştir.

Bu arada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi endişelerimizi teyit eden ve derhal adım atılması yönünde çağrıda bulunan [bir takım] kararlar yayımlamıştır. Mahkeme, Sn. [Selahattin] Demirtaş’ın uzun süreli tutukluluğunun 18. maddesi de dâhil olmak üzere Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiği kararına varmıştır. Ayrıca Türkiye’deki Anayasa Mahkemesi de makul sürenin ötesindeki tutuklu yargılanma sürecinde kendisinin özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğini ifade etmiştir. Bunun ötesinde başka ne söyleyebilirim ki!

Bu salonda bulunanlar Kasım 2017’den bu yana tutukluğu devam eden insan hakları savunucusu Osman Kavala’nındurumunu da çok iyi biliyorlar. Ebru Timtik’in trajik davasını da aynı şekilde…

Bununla birlikte Türk makamlarınca muhalefet partilerinin belediye başkanlarına karşı alınan kararlar ve atılan adımlar da derin endişeler yaratmayı sürdürmektedir. Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerden bu yana yüzlerce yerel siyasetçi, seçilmiş görevli ve Halkların Demokratik Partisi’nin [HDP] binlerce üyesi, terörle bağlantılı suçlamalarla gözaltına alınmıştır. Diğerleri hakkında soruşturmalar başlatılmıştır. Bazıları ise çok endişe verici yeni bir sinyal teşkil edecek şekilde HDP’nin yasaklanması görüşünü bile taşımaktadır.  

Her zaman için terörle mücadelenin Türk hükümetinin meşru bir hakkı olduğunu kabul ettik. Ama Türk Hükümeti aynı zamanda, Türkiye’nin anayasasında ve taraf olduğu uluslararası taahhütlerde de öngörüldüğü üzere hukukun üstünlüğü, insan hakları ve temel özgürlüklere riayet edilmesini sağlamakla da sorumludur.  

Türkiye’deki toplanma özgürlüğüyle ilgili olarak da son günlerde değiştirilen ve Türk polisine ve istihbaratına, orduya ait silahlara erişim sağlayan düzenleme dolayısıyla endişeler artmıştır.Ayrıca hâlihazırda hasmane bir ortamda faaliyet gösteren Türk sivil toplumu açısından yarattığı tehdit dolayısıyla Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesi başlıklı kabul edilen son kanunu da küçümseyemeyiz. AB, durumu yerinde ve yakından izlemeyi sürdürecek ve sürekli baskıyla karşı karşıya kalan Türk sivil toplumunu ve insan hakları aktivistlerini desteklemeye devam edecektir.

En son 25 Aralık’ta olmak üzere yaptığımız açıklamalarda, aday bir ülke ve Avrupa Konseyi’nin eski bir üyesi olarak Türkiye’nin AB-Türkiye ilişkilerinin temel taşlarından biri olan temel haklar konusunda acilen somut ve sürekli ilerleme kaydetmesi gerektiğini net bir şekilde ifade ettik. Demirtaş, Kavala ve diğer insan hakları davalarında ilerleme kaydedilmesi, büyük bir önem taşımaktadır.

Teşekkürler.

Video için link: https://audiovisual.ec.europa.eu/en/video/I-201063