Remarks by HR/VP Federica Mogherini with Prime Minister of Israel Benjamin Netanyahu

Yüksek Temsilci Federica Mogherini'nin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile yaptığı açıklamalar

11.12.2017 Pt - 15:29

Brüksel, 11/12/2017
Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Federica Mogherini'nin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile yaptığı açıklamalar


Sayın Başbakan [İsrail Başbakanı, Benjamin Netanyahu], sizi burada ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti dile getirmek isterim. Bu tarihi ziyaret beni ziyadesiyle memnun etti: en son 22 yıl önce bir İsrail Başbakanı Avrupa Birliği'ni ziyaret etmişti. Bizim gibi dostlar ve ortaklar için fazlasıyla uzun bir süre. Dostlar ve ortaklar olarak sık sık bir araya geliyoruz. Zannediyorum [İsrail] Cumhurbaşkanı Reuven Rivlin Avrupa Birliği'ni ziyaret etmişti. Ama size açık davetimiz olduğunu biliyordunuz ve bugün aramızda bulunmak üzere bu daveti kabul ettiğiniz için çok mutluyum.

Dışişleri Konseyi toplantısına başlamadan önce 28 Dışişleri Bakanı ile bir görüşme yapacağız. Gündemimizde başlıca üç konu olmasına karar verdik: öncelikle Orta Doğu Barış Süreci fakat aynı zamanda güçlü ve derin olan ikili ilişkilerimiz ve belli açılardan  her ikimizi de endişelendiren bölgesel durum.

Açıkçası ziyaret hususi bir döneme denk geliyor. Ortaklar ve dostlar olarak, biz, karşılıklı çıkarlarımızı görüşmek istiyoruz. İsrail-Filistin çatışmasına bulunacak kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözümün İsrail'in menfaatine, özellikle de İsrail'in güvenlik açısından menfaatine olacağına inanıyoruz. Bu sebepten dolayı Avrupa Birliği hem uluslararası dostları ve ortakları, hem de başta Mısır ve Ürdün olmak üzere bölgedeki ortakları – ve tabii ki taraf olan İsrail ve Filistin ile- zor görünse bile barış sürecinin yeniden başlatılmasına yönelik çalışmalarını arttıracaktır.  Ocak'da [2018]  Başkanla [Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas] benzer bir görüşme yapacağız.

Avrupa Birliği'nin pozisyonunu biliyorsunuz. İsrail-Filistin çatışmasına tek gerçekçi çözümün, 1967 pozisyonu doğrultusunda Kudüs'ün hem İsrail Devletinin hem de Filistin Devletinin başkenti olacağı iki devletli çözüme dayandığına inanıyoruz. Bu bizim ortak pozisyonumuz ve Kutsal Şehrin nihai statüsü taraflar arasında doğrudan müzakereler yoluyla çözümlenene kadar Kudüs'e ilişkin uluslararası mutabakata saygı göstermeye devam edeceğiz. Tarafların da uluslararası toplumun desteğiyle doğrudan anlamlı müzakerelerde bulunmalarını umuyoruz.

Şu an olabilecek en kötü şey gerginlik ve şiddetin tırmanmasıdır.  Öncelikle Kutsal Yerler çevresinde fakat aynı zamanda bölgede ve ötesinde. Avrupa dâhil, dünyanın her yerinde Yahudileri, İsrail'i ve İsrail vatandaşlarını hedef alan tüm saldırıları mümkün olan en güçlü biçimde kınıyorum. Artan gerginlik ve şiddet sadece bölgeyi kızıştırmakla kalmaz, hem aşırı grupların hem de barış, güvenlik ve birlikte yaşamayla ilgilenmeyen, hatta buna karşı olanların, ekmeğine yağ sürer.

Ürdün'ün ve özellikle de majesteleri Ürdün Kralı'nın (II. Abdullah) Kutsal Yerlerin koruyucusu olarak yürüttüğü çalışmalara tam destek verdiğimizi en güçlü ifadelerle belirtmek isterim. Ürdün Dışişleri Bakanı [Ayman Al Safadi] ile geçen Cuma burada görüştüm, Kutsal Yerlerin en güçlü değerlerinin mümkün mertebede korunması ve üç semavi dinin referans noktası olarak kalması açısından ortak bir görüşe sahibiz. Bu sadece Kudüs değil tüm dünya için önemli. 

Son olarak pozitif bir notla sözlerime son vermek istiyorum: Hanuka bayramınız kutlu olsun! Ve hoş geldiniz, bir sonraki ziyaretin 22 yıl sonrasına kalmaması için elimizden geleni yapmalıyız.

Video link'i: http://ec.europa.eu/avservices/video/player.cfm?ref=I148464