Speech by HR/VP Federica Mogherini - 60 Years of Euratom Treaty: Disarmament and Non-Proliferation, new challenges and opportunities

Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Federica Mogherini tarafından yapılan konuşma - Euratom Antlaşmasının 60. Yılı: Silahsızlanma ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi, yeni zorluklar ve fırsatlar


Brüksel, 09/10/2017


 

"Nükleer Güvenliğin Arttırılması, Güvenlik, Koruyucu Önlemler ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi için Uluslararası İşbirliği" konulu XX. Edoardo Amaldi Konferansında Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Federica Mogherini tarafından yapılan konuşma - Euratom Antlaşmasının 60. Yılı: Silahsızlanma ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi, yeni zorluklar ve fırsatlar

Cari amici, değerli dostlar,

Bugün sizlerle Roma'da olamadığım için çok üzgünüm. Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi sadece benim yakinen ilgilendiğim bir konu olmakla kalmıyor, aynı zamanda günümüzün en fazla aciliyet arz eden meselelerinden de birisini oluşturuyor.

Bir kez daha nükleer test konusunu ve nükleer saldırı tehdidini ele almalıyız.

Böyle bir dönemde yapılması gereken tek akıllıca şey, tüm siyasi sermayemizi diplomasinin gücüne, çok taraflı münasebetlere ve uluslararası işbirliğine yoğunlaştırmaktır. Diyalog ve arabuluculuk için yeni kanallar açmalı ve zaten sahip olduğumuz kanalları yok etmemeliyiz. Özellikle de bu kanallar sonuç veriyorsa. Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ile ilgili tüm uluslararası sözleşmeleri korumalı ve genişletmeliyiz. Bu kesinlikle onlardan vazgeçme zamanı değil.

Edoardo Amaldi ve onun kuşağının çıkardığı ders her zamankinden önemli olsa da, çoğu zaman unutulmaktadır.

 Amaldi gibi insanlar, nükleer silahların yayılma riskini herkesten daha iyi anladı. Amaldi bombanın gücünü biliyordu ve her zaman yeni Hiroşima'yı önlemek için çabaladı. Bunu yapmanın tek yolu, uluslararası işbirliğine yatırım yapmaktı ve halen de öyle.

 ​​​​​​​Onun kuşağı, küresel ölçekte işbirliği gereğini anladı. Tam 60 yıl önce, Amaldi ve diğerleri, nükleer silahsızlanma için bilim insanlarının küresel hareketini başlattı. Aynı yıl, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu da bu ışığı gördü.

 ​​​​​​​Bundan sadece birkaç ay önce, Mart 1957'de Amaldi, Avrupa Birliği'nin orijinal yapı taşlarından biri olan Euratom'un kurucu ataları arasında yer aldı.

 ​​​​​​​Kurucu atalarımız ve analarımız yalnızca birleşik bir Avrupa'nın süper güçler dünyasında ayakta kalabileceğine inandılar. Avrupa'nın birliği olmaksızın küresel sahnede hiçbir etkimizin olmayacağına inandılar. Ayrıca birlikte olduğumuz taktirde bilimsel bir süper güç olabileceğimizi ve daha işbirliğine açık bir küresel düzenin kurallarını şekillendirmeye katkı sağlayabileceğimizi biliyorlardı.   

Altmış yıl sonra kurucu atalarımız ve analarımızın haklı olduğunu biliyoruz. Uluslararası işbirliği ve Avrupa'nın birliği halen birbiriyle bağlantılı hususlar ve her ikisi de küresel ölçekte silahların yayınlaştırılmasının önlenmesi ve silahsızlanma için büyük önem taşımaktadır.

İran'la yaptığımız anlaşma örneğin güçlü bir Avrupa Birliği olmadan mümkün olamazdı.

Tüm gücümüzü barışın hizmetine adadık ve bu müzakerelerin başarısında büyük rol oynadı.

İran'la yaptığımız nükleer anlaşma aynı zamanda uluslararası işbirliğinin de gücünü göstermiştir. Diplomasi ve diyalog yoluyla kazan-kazan çözümüne ulaştık, silahların yayılmasının önlenmesi konusunda bir kilometre taşı belirledik, ve tehlikeli, yakıcı bir askeri gerginliğin tırmanmasına mani olduk.

Anlaşmaya vardığımız iki yıl öncesinden bu yana, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu anlaşmanın uygulanmasını izlemektedir ve İran'ın anlaşmaya uygun hareket ettiğini sekiz kez onaylamıştır.  

IAEA'nın kurulmasından altmış yıl sonra Kurum hepimizin teminatı haline gelmiştir zira nükleer silahların yaygınlaşmasının önlenmesiyle ilgili her şeyde olduğu gibi anlaşma bir ya da iki ülkeye değil tüm dünyaya, hepimize aittir. Aslında İtan Nükleer Anlaşması bir BM Güvenlik Konseyi Kararıdır.

İran'la yapılan anlaşma günümüzün en kötü nükleer krizlerinden bir tanesini sona erdirmiştir. Artık Kuzey Kore'den kaynaklanan, farklı bir nükleer tehditle karşı karşıya olduğumuz için yeni bir cephe açmayı göze alamayız. İran'la yapılan anlaşmanın korunması, ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi rejimini zayıflatmak değil güçlendirmek için çalışmak sorumluluğumuz ve görevimizdir.    

Halihazırda Kuzey Kore'ye azami baskı uyguluyoruz: Bütün BM yaptırımlarının uygulanması konusunda Avrupalılar olarak başı çekiyoruz üstelik bu yaptırımlara ilave olarak kendi Avrupa tedbirlerimizi de uyguluyoruz. 

Aynı zamanda uluslararası toplumun birliğini sağlamak üzere çalışıyoruz zira tek seçeneğin Kore yarım adasının tam anlamıyla, doğrulabilir ve geri dönüşü olmayacak şekilde nükleer silahlardan arındırılmasına dönük barışçıl bir yol tesis etmek olduğuna inanıyoruz.  

Böyle bir zamanda nükleer silahların yayılmasını önlemek için tüm olasılıkları tüm enerjimiz ve kararlılığımızla denemek durumundayız. Bugün dünyanın karşı karşıya bulunduğu en ciddi güvenlik tehdidi budur. Bu hususta hepimizin son derece ciddi hareket etmesi gerekmektedir.  

Bazılarınızın bildiği gibi, bu konuda oluşturulan seçkin kişiler heyetinin bir üyesi olarak kapsamlı Nükleer Denemelerin Yasaklanması Antlaşmasının evrensel hale gelmesi için yürütülen çalışmalarda birebir yer aldım.     

Antlaşma dünya genelindeki tüm nükleer denemeleri izlemek için bize benzeri görülmemiş bir mekanizma sunmuş, Kuzey Kore'nin denemelerinin içeriği ve büyüklüğüne ilişkin bağımsız bir değerlendirme yapmamıza imkan vermiştir.    

Ancak Antlaşma henüz yürürlüğe girmedi. Bu da silahların yayılmasının önlenmesinde gerekli bir araç, dolayısıyla güvenlik ve barış anlamına gelen yerinde denetimlerin kullanılmasına engel teşkil etmektedir.  

Bugün etkin bir genel nükleer test yasağı hayal gibi gelebilir kulağa ancak Amaldi ve diğerleri Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşmasına (NPT) destek kampanyasını başlattığında da durum böyleydi.

NPT artık silahların yayılmasının önlenmesi küresel rejiminin bir kilometre taşıdır. 2020 yılındaki Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması Gözden Geçirme Konferansı'nın başarısı için elimizden gelen her şeyi yapacağız.

Böylece Birliğimiz silahların yayılmasının önlenmesi ve silahsızlanma alanında küresel bir güç olmayı sürdürecek. Silahsızlanma Konferansını yeniden hayata geçirmek üzere ve nükleer silahlar için fisil malzemelerin üretimi yasaklayan Antlaşmaya ilişkin müzakerelerin tamamlanması amacıyla çalışmayı sürdüreceğiz

Nükleer silah bulunduran iki Üye Devlet zaten fisil madde üretimini erteleme kararını duyurmuştur. Nükleer silah bulunduran tüm devletleri aynı adımı atmaya davet ediyoruz.

Öte yandan G7 Küresel Ortaklık ve Uluslararası Bilim ve Teknoloji Merkezi'ne desteğimiz sayesinde, fisil madde stoklarının ortadan kaldırılmasına ve bilimsel deneyimin barışçıl amaçlara yeniden yönlendirilmesine katkıda bulunduk. 

Böyle zor bir anda daha önceki taahhütlerimize bağlı kalmalıyız. Örneğin ABD ve Rusya'nın kadar konuşlandırmış oldukları savaş başlıklarını Şubat 2018'e kadar azaltma yükümlülüğü vardır. Bu tarihe uyulması tüm dünyaya yalnızca barış ve işbirliği değil aynı zamanda artan güvenlikle ilgili son derece güçlü bir mesaj olacaktır.  

Öte yandan Orta Doğu'nun nükleer silahlardan arınmış bir bölgeye dönüştürülmesi gibi cesur ve vizyoner çözümler üzerinde de çalışmalıyız. Bugün imkansız görünse de Nelson Mandela'nın dediği gibi; "Gerçekleşene kadar hep imkansız görünür."

Altmış yıl önce nükleer enerjinin barışçıl kullanımı Avrupa Birliğimizin inşasında bir kilometre taşı olmuştu. Bugün Avrupa Birliği öncü bir küresel güç ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve silahsızlanma alanında vazgeçilmez bir ortaktır. 

Dolayısıyla bugünkü mesajım şu olacak. Dünya bize güvenebilir. Dünya Avrupa Birliğine güvenebilir.

İran'la olan anlaşmayı koruyacağız. Barışçıl, güvenli ve nükleer silahlardan arındırılmış bir Kore yarımadasını hedefleyeceğiz.

Ve nihayet nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya için, bir hayalin gerçeğe dönüşmesi için çalışacağız.

Teşekkürler.