Statement by High Representative/Vice-President Federica Mogherini on violence in Gaza and latest developments

Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Federica Mogherini’nin Gazze’deki şiddet olayları ve gelişmeler üzerine açıklaması

14.05.2018 Pt - 17:09

Bruxelles, 14/05/2018 - 15:49

 

Bugün Gazze duvarının yakınlarındaki bir eylem esnasında, aralarında çocukların da bulunduğu onlarca Filistinli İsrail’in açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti.

Yaşam kaybı yaşanmaması için tüm tarafları son derece sağduyulu davranmaya çağırıyoruz. İsrail, kişilerin barışçıl eylem hakkına saygı göstermeli ve şiddet kullanımında orantılı davranmalıdır. Hamas ve Gazze’deki eylemlerin öncülüğünü yapan taraflar bunların tamamen şiddetsiz gerçekleşmesini sağlamalı ve bunları başka emeller uğruna kullanmaktan kaçınmalıdır.

Geçtiğimiz günlerde hem İsrailliler hem de Filistinliler ülkelerinin tarihi açısından önem arz eden anma günleri gerçekleştirmiştir. Bu çatışmada her iki tarafın da, ortak olarak kabullenilmesi gereken haklı talepleri ve beklentileri vardır.

Kudüs, Yahudiler, Müslümanlar ve Hıristiyanlar tarafından kutsal topraklar olarak görülmektedir. Yahudilerin Kudüs’le olan bağları görmezden gelinemez ve reddedilemez. Bu, Filistin halkının şehirle olan ilişkisi için de geçerlidir.

Zaten son derece yüksek tansiyonlu ve karmaşık bir durumun kötüleşmesi, her iki halk için de akıl almaz zulümlere yol açacak ve tarafları barış ve güvenlik perspektifinden daha da uzaklaştıracaktır. Bu noktada, İsrail ve Filistin halkı ve bölgenin geneli adına siyasi bir çözümün bulunabilmesi amacıyla müzakerelere geri dönülmesi sağduyu ve cesaret gerektirecektir. Her iki tarafın da amaçlarına ulaşmasının ve İsrailli ve Filistinlilerin çok uzun süredir hakettiği kalıcı ve adil bir barış amacını gerçekleştirmesinin yegane yolu iki devletli çözümdür.

AB, her iki tarafla ve uluslararası ortaklarıyla, 4 Haziran 1967 çizgisine uygun ve Kudüs’ün her ikisinin de başkenti olacağı şekilde iki devletli bir çözüme yönelik müzakerelerin tekrar başlatılması konusunda son derece kararlıdır.

Avrupa Birliği’nin Kudüs hakkındaki pozisyonu açık ve sabit olmakla beraber birçok Dışişleri Konseyi sonucuyla da teyit edilmiştir: AB, Kudüs’ün nihai statüsü belirlenene kadar, 478 sayılı BM Güvenlik Konseyi Kararı dahil, Kudüs konusundaki birçok ortak uluslararası mutabakatı, diplomatik temsilciliklerle olanlar da dahil olmak üzere, tanımaya devam edecektir.