Remarks by High Representative/Vice-President Federica Mogherini at the press conference with Mr Ayman Al Safadi, Minister of Foreign Affairs and Expatriates of Jordan

Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Federica Mogherini'nin Ürdün Dış İşleri ve Yabancılar Bakanı Ayman Al Safadi ile basın toplantısında yaptığı açıklama

12.06.2018 Sa - 14:32

Brüksel, 10/06/2018

Çok teşekkür ederim. Yeniden Ürdün'de, Amman'da olmaktan ben ve heyetim büyük memnuniyet duyuyoruz. Her zaman düzenli olarak ülkeyi ziyaret ediyorum ve her defasında üzerinde birlikte çalışmakta olduğumuz meselelerde hangi noktada olduğumuzu görme ve önümüzdeki adımları belirleme olanağını bulmak çok önemli ve bundan her zamantan memnuniyet duyuyorum. Bu sefer de bir istisna değil, dolayısıyla size ve Majesteleri'ne [Kral Abdullah] beni kabul ederek ve ortak çalıştığımız alanlarda görüşerek onurlandırdıkları için şahsen teşekkür etmek isterim.

Avrupa Birliği'nin Ürdün'e ve Ürdün halkına getirdiği mesaj, AB ile Ürdün'ün güçlü ortaklık ve tüm Ürdün halkı ve Ürdün'e tam destek mesajıdır.   

Öncelikle Ürdün'e desteğimizle başlamak isterim. Ürdün bölgede hayati öneme sahip, bu rolünü benzersiz bir akıl ve dengeyle oynayan bir ülkedir  ve bizim büyük önem atfettiğimiz, ekonomik ve mali alanlar dahil olmak üzere tüm imkanlarımızla desteklemek istediğimiz bir rol üstlenmektedir.

Her zaman bölgesel konuları ve bölgede karşı karşıya bulunduğumuz ortak güçlükleri ele alıyoruz ancak bir kez de AB'nin Ürdün'e desteğinin, Ürdün'ün özellikle ekonomik alandaki çalışmalarına olan güvene işaret ettiğini vurgulamaya değer diye düşünüyorum.

AB, 2016, 2017 ve 2018'i baz alırsak, son iki buçuk yıldır, Ürdün ile farklı alanlardaki toplam 1 milyar Avro tutarındaki projelerde çalışmaktadır. Bu projeler özellikle su, enerji, çevre, insani yardım alanlarını kapsamakta, Ürdün'deki Suriyeli mültecilerin ihtiyaçlarına karşılık vermektedir. Ancak sizin de belirttiğiniz üzere bu projeler aynı zamanda zor şartlar altında Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapan Ürdünlüler'in ihtiyaçlarına da ya yanıt vermektedir.  

Bunların yanı sıra eğitim ve mesleki eğitim alanında eylem ve programlar – bu arada bu basın topalntısının ardından Alman-Ürdün Üniversitesinde Ürdünlü ve Suriyeli öğrencilerin mezuniyet törenine katılma mutluluğunu yaşayacağım – ve aynı zamanda en fazla ihtiyaç halindeki Ürdünlülerin ihtiyaçlarına cevap vermek üzere özel sektöre ve sosyal projelere de destek verilmektedir. 

Bu çerçevede bugün en zor durumdaki Ürdünlülerin ihtiyaçlarına yönelik 20 milyon Avro tutarındaki mali desteği  anlaşmaya bağlamaktan memnuniyet duyuyorum. AB'nin üzerinde mutabık kaldığı bu 20 milyon Avro tutarındaki destekle sosyal koruma projeleri finanse edilecektir.   

Bu, Ürdün'e verdiğimiz desteğin yalnızca bir kısmıdır. Haklı olarak Menşei Kuralının gözden geçirilmesine yönelik yürütmekte olduğumuz çalışmadan söz ettiniz. Önümüzdeki haftalarda bu konuda, Ürdün mallarının Avrupa pazarlarına erişimini arttıracak bir kararın alınmasını bekliyorum. Bunun Ürdün ekonomisi için özellikle de Ürdün'deki özel sektörün desteklenmesi için ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.   

Bu yıl dahil son üç yıldaki 1 milyar Avro'nun bir parçası olarak, tarafımızdan ödenmeye hazır mikro-finansman desteğimizin ikinci dilimi de vardır: ekonomik ve mali reformlarla ilgili100 milyon Avro'luk kısım. Bunun detaylarına girmek istemem zira halen Ürdün'de siyasi münazaların konusu olduğu  biliyorum. Bizim yaklaşımımıza göre bu konuda nasıl ilerlenmesi gerektiği Ürdünlü yetkilerin ve halkın karar vereceği bir husustur.     

Avrupa deneyimine göre– ki ben de bu alanda deneyimi olan bir ülkeden geliyorum – mali ve ekonomik reformlara sürdürülebilir ve hakkaniyetli bir yol bulunması gereklidir. Yine reformun en iyi ne şekilde yapılması gerektiği Ürdünlü yetkilere ve halka kalmış bir karardır. AB, her zaman reform çalışmalarınızı desteklemek üzere yanınızda olacaktır. Ancak özellikle vergi kaçırma ve vergiden kaçma konusunu çözen bir vergilendirme sisteminin kendi deneyimlerimizden yola çıkarak ülkenin mali ve ekonomik reformlarının hakkaniyetli ve sürdürülebilir olması bakımından anahtar önemde olduğunu görüyoruz. Bu konuların nasıl çözüme kavuşturulacağı, başta gelecek hükümet olmak üzere Ürdün halkı ve yetkililerinin vereceği bir karardır. Bu yöndeki çalışmalarınızda, Ürdün halkının atacağı her adımda her zamnan desteğimiz sizinle olacaktır   

Bu alandaki destek güçlü, kararlı ve devam edecektir. Bu yıllar boyunca Ürdün'e verdiğimiz destekte olduğu gibi aynı seviyede kararlılığı korumayı amaçlıyoruz. Verdiğimiz ve verme kararlılığında olduğumuz destek kadar güçlü ve son derece somut bir ortaklığa girdiğimiz bu günlerde, her iki taraf için de en öncelikli bir dizi meseleyi çözüme kavuştururken, Ürdün muhtemelen en benzer düşünen, en doğal ortağımız konumundadır.    

 

Kudüs’le başlayacağım. Kutsal Mekânların koruyuculuğu adına hem şahsının hem de Ürdün’ün üstlendiği rol dolayısıyla Majestelerine şükranlarımı ifade etmek istiyorum. Bu sadece Ürdün veya Arap dünyası için değil; Avrupa ve tüm Avrupalılar için de çok temel bir konu ve öncelik… Sizlerin de bildiği üzere Avrupa’da Hristiyanlar, Müslümanlar ve Yahudiler bulunuyor; Kudüs’ün niteliği ve geleceği bizler için hayati bir önem taşıyor. Bizim bu konudaki tavrımızı biliyorsunuz: Kudüs’ü hem İsrail Devletinin hem de Filistin Devletinin başkenti olarak görmek istiyoruz. Orta Doğudaki anlaşmazlıkta tek gerçekçi çözümün, iki devletli çözüm olduğuna inanıyoruz. 

Bunun için çalışmaya devam edeceğiz ve bu konuda her zaman aynı yaklaşımı paylaştık. Yine aynı şekilde UNRWA’nın [Yakın Doğu'da Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı] ihtiyacı olan fon kaynağına ulaşabilmesi için de birlikte çalışmayı sürdüreceğiz. AB ve birlik üyesi devletler şu ana kadar UNRWA’ya yönelik en büyük bağışçı olmuşlardır. Bunu devam ettireceğiz. Aynı zamanda uluslararası toplumun geri kalanını da UNRWA’ya yönelik katkılarını arttırmaları veya en azından, azaltmamaları doğrultusunda teşvik ediyoruz. Bu hususun özellikle eğitim ve sağlık alanında özellikle önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. 

Yine aynı yaklaşımı sergilediğimiz Suriye konusunda var olan mükemmel işbirliğimizi de vurgulamama izin veriniz. Bu müzakerelerin ilerletilmesinde bir parametre olarak BM Güvenlik Konseyi kararlarının çizdiği çerçevede, BM himayesi altında siyasi bir çözüm gerekmektedir. Sahadaki durum bizleri endişelendirmekte; oldukça endişelendirmektedir. Bu itibarla aynı zamanda Ürdün ve Ürdün halkının istikrar ve güvenliği için olmak üzere, özellikle güneydeki çatışmasızlık bölgelerinin muhafaza edilmesi için yapılan çalışmaları destekliyoruz. 

Suriye ile ilgili olarak şundan da bahsetmek isterim: birkaç hafta önce, sadece anlaşmanın siyasi perspektifini desteklemek için değil; aynı zamanda, hem Suriye içinde hem de komşu ülkelerdeki Suriyelilere yönelik uluslararası insani yardımların devamlılığını sağlamak adına 2nci Brüksel Konferansı’na (Second Brussels Conference) ev sahipliği yaptık. AB insani yardımların devam ettirilmesi konusundaki kararlılığını korumaktadır. Bu bağlamda sadece mali yardım sözü vermekle kalmıyor, aynı zamanda bu sözlerimizi yerine de getiriyoruz. Uluslararası toplumun geri kalanına da sürekli olarak, Suriye’deki savaşın henüz bitmediğini; Suriyeli mültecilerin halen mülteci olmaya devam ettiğini ve uluslararası toplumun dikkatini bu konudan ayırma lüksünün olmadığını da hatırlamaları telkininde bulunuyoruz. Bu kapsamda yürütülen çalışmalara desteğimizin üst düzeyde olmasını sağlamamız gerekmektedir.

Son olarak, aynı derecede önemli bir diğer konu da AB’nde [bizlerin] radikalleşmenin önlenmesi ve radikalleşmeyle mücadelede Ürdün’ün rolü ve yaklaşımına atfettiğimiz önemdir. Ürdün’ün ortaya koyduğu yaklaşımı ve dünyanın geri kalanıyla buluşmaya ve diğer dinlerle ve uluslararası toplumun geri kalanıyla anlayış, saygı, barış ve işbirliği yönünde el ele çalışmaya açık --ve şunu da eklemeliyim-- yeterince güçlü --çünkü açık olmak, kuvvetli olmayı gerektirir-- bir İslam vizyonunu yüzde yüz paylaşıyoruz.   

Bu itibarla size kurduğumuz ve bu zorlu aylar ve yıllar boyunca muhafaza ettiğimiz mükemmel işbirliği için teşekkürlerimi ifade etmeme izin veriniz. Önümüzdeki aylar ve yıllarda Avrupa Birliğinin kuvvetli desteği ve ortaklığının devam edeceği konusunda sizi temin ederim.

Videonun Linki: https://ec.europa.eu/avservices/video/player.cfm?ref=I156596

 

Maja KOCIJANCIC

Dışişleri ve Güvenlik Politikası / Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakereleri Sözcüsü

+32 (0)2 29 86570 +32 (0)498 984 425

Lauranne DEVILLE

EEAS Basın Sorumlusu

+32 (0)2 29 80833 +32 (0)460 758 775