Remarks by HR/VP Mogherini upon arrival to the Foreign Affairs Council

Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Mogherini'nin Dış İlişkiler Konseyi toplantısına girmeden önce yaptığı açıklama

26.02.2018 Pt - 13:37

Brüksel, 26/02/2018

Günaydın,

Bugün birlikte, Orta Doğu Barış Süreci üzerinde çalışmak üzere Arap Birliği tarafından görevlendirilmiş tüm Bakanlarla beraber öncelikle bir çalışma yemeğine ev sahipliği yapacağız.  

Ürdün, Suudi Arabistan Krallığı, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas ve Filistin olmak üzere bölge ülkelerinden altı Dış İşleri Bakanı ile Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Aboul Gheit] bu yemekte hazır bulunacaklar. 

İki devlet perspektifiyle Orta Doğu Barış Sürecini yeniden canlandırmaya dönük Avrupa Birliği ve Arap Birliği'nin ortak yaklaşımını birlikte ele alacağız. Kudüs'ün üç büyük tek tanrılı dinin kutsal kenti olarak özel statüsünü korumanın ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz.   

Ayrıca Bakanlarla Venezuela konusunu – ki bu konuda kritik saatlere girildi – ve doğru bir zamanlamayla Moldova konusunu ele alacağız. 

Öte yandan bugünkü Dış İlişkiler Konseyi toplantısı aynı zamanda resmi olarak gündemde yer almayan hususları ele almak için de bir fırsat olacaktır. Bu hususlarda Bakanları bilgilendireceğim.   

Öncelikle, Cuma günü Sahel'e ilişkin Üst Düzey Uluslararası Konferans'ta elde ettiğimiz mükemmel sonuçları ve terör örgütleri ile kaçakçı şebekelerini çökertmeye yönelik çalışmalarımızı ele alabileceğiz. Avrupa Birliği'nin birleştirici gücü sayesinde Sahel'in güvenliği için --ki bu aynı zamanda Avrupa'nın güvenliği anlamına da gelmektedir-- 400 milyon Avroyu aşkın bir tutar seferber edebildik. 

Aynı zamanda Suriye konusunda yürütülen çalışmalara da değineceğiz – bu konu birkaç hafta önce Sofya'da Dışişleri Bakanları ile gerçekleştirilen toplantının gündemindeydi- bu toplantıda zaten sahadaki durumun, bilhassa insani açıdan, dramatik bir şekilde kötüleşmekte olduğunun sinyallerini vermiştik. 

Bu tartışma New York'taki çalışmalarımıza yolu açtı: o tarihlerde BM Güvenlik Konseyi'nde bulunan --hem daimi hem de daimi üye olmayan-- AB Üye Devletleri sayesinde BM Güvenlik Konseyi Kararını oybirliğiyle onaylatabildik.  

Bu hem gerekli hem de teşvik edici bir adım olsa da, sonuçta bir ilk adımdır. Artık, bu Kararın bir an önce uygulamaya konulması gerekmektedir. Bizler de önümüzdeki günlerde ve haftalarda, BM ve tüm uluslararası ve bölgesel ortaklarımızla birlikte, sahadaki durumun derhal iyileştirilmesine yönelik çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 

Yarın burada, yani Brüksel'de, BM'in İnsani Yardımlardan sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı [ve Acil Yardım Koordinatörü] Mark Lowcock ile görüşeceğim. Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler olarak birlikte nasıl hareket edebileceğimiz konusuna eğileceğiz; bir de biliyorsunuz birkaç ay sonra burada çok önemli bir Konferans da düzenlenecek: Suriye ve Bölgenin geleceğine ilişkin Brüksel Konferansı… Bunu da sahadaki durumun iyileştirilmesi doğrultusunda uluslararası ve bölgesel güçleri bir araya getirmek üzere kullanacağız. Ama bunun derhal yapılması gerekiyor. 

Soru. Afrin'de Türkiye tarafından yapılan operasyondan endişe duyuyor musunuz? Operasyonun başından bu yana aralarında 30 çocuğun da bulunduğu 180 kişi yaşamını yitirdi. 

Bu konuyla ilgili endişelerimizi ifade etmiştik. Genel anlamda Suriye'nin farklı yerlerinde farklı aktörlerce --ve tabii ki başta rejim ve destekçilerince--  düzenlenen askeri operasyonlardaki artış dolayısıyla ben ve Bakanlar oldukça endişeliyiz. Gerilimin artması değil azaltılmasının sağlanması anlamında, Astana süreci garantörleri olan üç ülkeye -- yani Rusya, İran ve Türkiye'ye-- özel bir sorumluluk da düşüyor. 

Soru. Gürcü vatandaşının serbest bırakılması ile ilgili olarak? 

Evet, bu konuyla ilgili tepkimizi dün dile getirmiştik. 

Videoya erişim için Link: http://ec.europa.eu/avservices/video/player.cfm?ref=I151620