Yüksek Temsilcinin Dünya Su Günü Anısına AB adına yayınladığı deklarasyon

Yüksek Temsilcinin Dünya Su Günü Anısına AB adına yayınladığı deklarasyon

22.03.2019 Cu - 10:58

Basın duyurusu
21/03/2019

Dünya Su Günü’nde, iyi bir yaşam için yeterli miktarda, güvenli, içilebilir ve fiziki ve mali açıdan erişilebilir suyun ne kadar önemli olduğunu hatırlıyoruz. Temel insan hakkı olan içme suyu ve hijyen, her insan için geçerli olmakla birlikte AB tarafından bütünüyle tanınmakta ve Birliğin diplomatik faaliyetleri ve kalkınma politikası tarafından desteklenmektedir.

Ancak, dünya çapında 2.1 milyar insan içme suyundan mahrum kalmakta ve yılda beş yaşının altında 340 bin çocuk güvenli olmayan içme suyundan veya hijyen eksikliği sebebiyle ishalden ölmektedir. Dünyanın bazı yerlerinde hala çok miktarda kadın ve çocuk, içme suyu kaynaklarına ulaşabilmek için insani olmayan şartlarda kilometrelerce yürümek durumunda kalmaktadır.

Suya erişim ve suyun kullanımı dolayısıyla yaşanan gerilimler ve çatışmalar, giderek artan su kıtlığı tehlikesi ve düşük su kalitesi, birkaç bölgede barış ve güvenliği olumsuz yönde etkileme potansiyeline sahiptir. Dolayısıyla iklim değişikliğinin su ile ilişkili sonuçlarına ve suyun arzı ve aşırı kullanımının doğurduğu çatışmalara kolektif bir çözüm bulunması zamanımızın başlıca sorunları arasında bulunmaktadır.

Su konusunda her seviyede sınırlar ötesi işbirliğinin desteklenmesi, barış ve diyaloğu sağlamanın en etkin yöntemidir. Bu yüzden AB, geçen yıl su diplomasisine yönelik çabalarını artırma kararı almıştır. Suyla ilgili politikalarımıza yönelik yeni bir yaklaşımın benimsenmesi, iklim değişikliğinin getirdiği yeni sorunlar ve AB’nin, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi, Paris İklim Değişikliği Anlaşması ve Avrupa Kalınma Gündemine ilişkin küresel taahhütlerinin de göz önünde bulundurulması, AB’nin eyleminin, farklı çok yönlü inisiyatifler içerisinde bir çerçeveye alınması bakımından büyük önem arz etmektedir.

Su ve hijyene evrensel düzeyde erişim de, uzun süredir AB’nin kalkınma işbirliğinin çekirdek bir parçasını oluşturmaktadır. Başta Afrika, Karayipler, ve Pasifik ülkeleri ve komşu bölgemiz dahil olmak üzere, 62 ülkede su ve hijyene son on yılda 2.5 milyar Avro harcadık. UNICEF, UNESCO ve UNECE gibi BM ortaklarımız ve Dünya Bankası gibi uluslararası finans kuruluşlarıyla olan güçlü işbirliğimiz sayesinde bu ülkelerde projeler yürütmekteyiz.

Suyun bir savaş aracı olarak kullanılmasına güçlü bir şekilde karşı çıkan AB, su kaynaklarının eşit, sürdürülebilir ve uyumlu bir şekilde yönetilmesine katkıda bulunmak ve iklim değişikliği ve su üzerindeki diğer etkilere olan dayanıklılığı artırmak için, çatışmaların önlenmesi ve çözümlenmesi adına yorulmaksızın çalışacaktır. AB, BM Sınır Ötesi Su Yollarının ve Uluslararası Göllerin Korunması ve Kullanımı Anlaşması ve BM Uluslararası Su Yollarının Ulaşım Dışı Kullanım Hukuku Anlaşması gibi uluslararası anlaşmaların evrensel düzeyde onaylanıp uygulamaya konulmasının, sınırlar ötesi su kaynaklarının barışçıl bir şekilde yönetilmesinde hayati bir rol oynadığı görüşündedir.

Ancak Üye Ülkelerin, uluslararası ve bölgesel kurumların, özel sektör, sivil toplum ve insan hakları savuncularının işbirliği ve ortaklığıyla kişisel ve iç kullanım amaçlı suya evrensel düzeyde erişimi sağlayabilir ve suyun kalıcı barış için bir araç olma potansiyelini artırabiliriz.