Türkiye'de flamingo

İklim Değişikliği ile Mücadele

Geçiş Dönemi Desteği ve Kurumsal Yapılanma

Arka plan

İklim değişikliği ile mücadele, AB ve Türkiye’nin başlıca öncelikleri arasında yer almaktadır.  Türkiye, coğrafi konumu ve dahası, artan kentsel nüfusu, hızla büyüyen ekonomisi ve ithal enerji gereksinimi sebebiyle, iklim değişikliği etkilerinin yüksek risk oluşturduğu ülkeler arasında bulunmaktadır. 2000 yılından beri artışta olan sera gazı emisyonunun dörtte üçü enerji sektöründen ve endüstride, ulaşımda, binalarda ve tarımda kullanılan yakıtlardan kaynaklanmaktadır.   2020 yılında yüksek enerji tasarrufu yapan düşük karbon ekonomisine sahip olmak isteyen AB gibi Türkiye de, 2023 yılına gelindiğinde birincil enerji yoğunluğunu %20 azaltmayı (2008 değerleri üzerinden) hedeflemektedir.  

Projenin amaçları ve temel faaliyetleri

Ana hedef olan, sera gazı emisyonunu azaltmanın bir parçası olarak, bu proje, ulusal ve yerel kapasiteyi artırarak, AB iklim politikası ve mevzuatı ile aşamalı bir şekilde uyum sağlanması sürecinde, iklime karşı dayanıklı düşük karbon kalkınmasına hazırlanmayı hedeflemektedir.

Proje, ilki yeşil büyüme yönünde strateji ve faaliyetler geliştirmek için analitik bir temel oluşturmak olmak üzere, 4 ana bileşenden oluşmaktadır. Binalarda, ulaşımda, atıklarda ve tarımda, maliyeti ve ne kadar azaltılabileceğini belirlemek, ülkenin hedefleri açısından daha etkili ve ekonomik bir uygulamaya imkan verir. 

Projenin ikinci önemli maddesi, arazi kullanımı, arazi kullanımı değişikliği ve ormancılık (AKAKDO) için analitik bir zemin oluşturulmasıdır.   Bu kalkınma, arazi kullanımı değişiminin izlenmesi için ulusal bir sistem oluşturulmasını ve ormancılıkla ilgili koşulların standart tanımlarında anlaşılmasını içermektedir. Bu bileşen, karbon stoklarının ve emisyonun hesaplanması ve sera gazlarının azaltılması amaçlarına yönelik, arazi alanları üzerine çalışmaları da içerecektir.

Üçüncü bileşen, Türkiye’nin az ilerleme kaydettiği, florlu sera gazlarının (F-gazları) aktarım kapasitesinin artırılmasını hedeflemektedir. Öncelikle, AB düzenlemelerinin gerektirdiği şekilde, F-gazlarının kullanımının kaydını tutmak için ulusal izleme sistemi oluşturmak önem taşımaktadır.

Son olarak, iklim değişimine karşı harekete geçmenin gerekliliğinin vurgulanması için, belediyelere, il müdürlüklerine, özel sektöre, sivil toplum örgütlerine, üniversitelere, araştırma enstitülerine, toplum temelli örgütlere, odalara, birliklere ve kamuoyuna yönelik, eğitim ve kamu bilinci kampanyaları düzenlenecektir.