gaziantep

Mutfak mirası peşinde ortak kültürün keşfi


Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, 2018 Avrupa Kültürel Miras Yılı çerçevesinde çeşitli Avrupa ülkelerinden (Almanya, Birleşik Krallık, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Hırvatistan, Hollanda, İtalya, Letonya, Litvanya, Portekiz, Slovakya, Yunanistan) 15 gazeteciyi, kültür ve mutfak mirasını keşif amacıyla İstanbul ve Gaziantep’te misafir etti. 

Ziyaret programı, tarihi İstanbul yarımadasının tam da kalbine yapılan bir turla; Doğu Roma İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş ve çok şiddetli iki deprem atlatıp Osmanlı İmparatorluğu döneminde dünyaca ünlü Mimar Sinan tarafından ayakta kalabilmesini sağlayacak şekilde güçlendirilmiş muhteşem ve eşsiz Aya Sofya’nın ziyaret edilmesiyle başladı.  Ayasofya'dan İstanbul Arkeoloji Müzesi'ne geçen grup, farklı ülkelerin asırlar boyunca devam eden ortak kültür tarihine göz gezdirme fırsatını yakaladı.  Profesör Filiz Yenişehirlioğlu ve Profesör Edhem Eldem’in nazik katılımlarıyla, verimli münazaralar gerçekleştirildi.  Ardından, gazeteciler “Asitane”de kendileri için özel hazırlanmış bir mönü ile geleneksel Osmanlı Saray mutfağının farklı lezzetlerini tattılar.  Tatlı ve ekşi lezzetlerin et ve meyveyle birlikte kullanımına, Roma İmparatorluğu’nda da sık rastlanırdı.  Gazeteciler daha sonra Kariye Müzesi’ni ziyaret ederek burada Doğu Roma İmparatorluğu’ndan kalma inanılmaz mozaik ve freskleri inceldiler.  Bir sonraki durak ise ilk Türk kahvesi makinasının icat edildiği Arçelik Araştırma ve Geliştirme Merkezi oldu.  Gazeteciler burada farklı aletlerle pişirilen farklı tatlardaki Türk kahvelerini denediler.  Kahvenin ardından, gazeteciler İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı Direktörü ile bir araya gelerek İstanbul Bienali, İstanbul Tasarım Bienali, İstanbul Müzik, Film, Caz ve Tiyatro festivalleri hakkında bilgi aldılar.  Avrupalı gazeteciler daha sonra, geçici yerindeki İstanbul MODERN’i ziyaret ettiler ve güncel sergi, daimi sergiler ve Pritzker Mimarlık Ödülü sahibi Renzo Piano tarafından inşa edilmekte olan yeni bina hakkında bilgi aldılar.  Güne son nokta ise bir Türk lokantasında “aslan sütü” ve meze eşliğinde basın, sanat ve gastronomi dünyası temsilcileriyle birlikte konuldu.  

Bir sonraki gün, gazeteciler sabah vapuru ile Anadolu yakasına geçtiler, Kadıköy’ü ziyaret ettiler ve İstanbul’un ritmini ve günlük yaşantısını tattılar.  Bir zamanki adı “Kalkedon” olan Kadıköy, eskiden bir denizci kentiydi.  Günümüz İstanbul’u Anadolu yakasının en tanınmış mahallesi ve kültür merkezi olan Kadıköy, aynı zamanda bir önemli yerleşim ve ticaret bölgesi…  Gazeteciler Kadıköy çarşı merkezinde yürürken birçok geleneksel lokanta; balık, sebze ve meyve sergileri; simit, kokoreç, midye, ıslak hamburger gibi İstanbul sokaklarıyla özdeşleşmiş yiyecekler; turşucular, lokumcular, pastaneler, fırınlar, kahvehaneler, kafeler, barlar, sinemalar, kitapçılar ve sahaflar; İstanbul’un diğer birçok yerinde olduğu gibi tarihi çeşmeler; kiliseler, sinagoglar, camiler ile karşılaştılar…  Kadıköy, Yunanistan’ın Agios Ioannis Rentis ve Almanya’nın Berlin-Kreuzberg kentleriyle de kardeş şehir...  Bu tur tasarlanırken gazetecilerin insanların yaşantılarındaki ortak yönleri ve farklılıkları tespit edebilmelerine imkân tanıma düşüncesinden yola çıkılmıştı.  Öğlen yemeği sırasında Avrupalı gazeteciler, mutfak konusuna eğilen Türk yazarlar, araştırmacılar, 'blogger'lar ve muhabirlerle muhteşem bir restoranda bir araya geldiler (meraklısına ipucu: https://www.youtube.com/watch?v=CO0Rx4BVkn4 ).  Gazeteciler Dünya Gıda Günü'ne denk gelen Türkiye’deki ikinci günlerini, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu yapımı olan “TOHUM” adlı belgeselin ilk bölümünün ön gösteriminin yapıldığı galada noktaladılar. 

"TOHUM” belgeseli, Avrupa'ya yayılmadan önce Anadolu'da buğdayın evcilleştirilmesi gibi, tohumların yolculuğunu arkeologlar, arkeobotanikler ve etnobotaniklerin gözünden bilimsel bakış açısıyla anlatıyor.  Arkeoloji ve ortak kültür mirası alanında Avrupa Birliği ülkeleri ile Türkiye arasında geçmişe uzanan işbirliğini ele alan belgesel, Yunanistan, Bulgaristan ve İtalya'da çeşitli kazı alanlarının yanı sıra Anadolu'da 20'yi aşkın kazı alanında ve müzede çekildi. Ayrıca, hem Avrupalı hem de Türk bilim insanları ile gerçekleştirilen röportajları içeriyor.  “İnsanoğlu ilk buğdayı neden öğüttü?”, “İnsanoğlu yerleşik hayata neden ve nasıl geçti?”, “Buğday, arpa gibi tohumlar Anadolu’dan Avrupa’ya giderken hangi güzergâhları izledi?” gibi sorulara ışık tutmaya çalışan "TOHUM” belgeseli 2019 yılında yayınlanacak.

Üçüncü ve son günlerinde, Avrupalı gazeteciler, Türkiye'nin UNESCO'nun gastronomi dalında Yaratıcı Şehirler Ağı'na katılan ilk kenti olan Gaziantep'e uçtu.  Grup kentte (neredeyse Halep Kalesinin küçük bir modeli olan) Gaziantep Kalesini, eşsiz Zeugma Mozaik Müzesini, küçük müzelerle dolu sokaklarının yanı sıra bıçakçılık, bakırcılık, dericilik gibi geleneksel el sanatlarının ve orijinal mimari dokunun korunduğu çarşıyı ziyaret etti.  Son günleri, özetle, bitmek bilmeyen farklı lezzetler, baharat kokuları ve AB'de tescilli bir ürün olan baklavanın baş döndürücü etkisine kapılmak ile neticelendi!

Büyükelçi Berger, "Bu yılı Avrupa Kültürel Miras Yılı olarak kutluyor ya da anıyoruz.  Amacımız geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek arasındaki bağı kurmak.  Nereden geldiğimizi bilmeli, kültür mirasına katkıda bulunmalı ve bunu gelecek nesillere aktarmalıyız.  Kültürlerin tanınması, insanları barışçıl bir ortamda birbirlerine yakınlaştırır." diyor.  Bu yolculuğun bir parçası oldukları, Avrupa ve evrensel kültür mirası konusunda diyalog oluşturulması sürecinde oynadıkları yapıcı rol için, Avrupalı gazetecilere teşekkürü borç biliriz.

Not:  Gazetecilerin makaleleri ve raporları 2019'da yayımlanacaktır.

Yazı : Dilek Tütüncü - Istanbul fotoğrafları : Berkay Gülüm

The EU journalist at the Kariyye Museum

 

The EU Journalist at the library of Istanbul Archeaological Museum

 

The EU Journalists at the Asitane Restaurant

 

gazi1

 

gazi2

gazi3