Photo: Beyza Nur Azizoğlu, lawyer at SADA Women Centre. Photo: Tayfun Dalkılıç/ UN Women

Beyzanur Azizoğlu: “Sabahları işe giderken, mülteci kadınlarla çalıştığım ve onların hayatlarına dokunabildiğim için ne kadar şanslı olduğumu düşünüyorum.”

22.11.2019 Cu - 08:46
Photo: Beyza Nur Azizoğlu, lawyer at SADA Women Centre. Photo: Tayfun Dalkılıç/ UN Women

 

Genç avukat Beyzanur Azizoğlu, Gaziantep’te bulunan SADA Kadın Gelişim ve Dayanışma Merkezinde çalışıyor. Merkez, BM Kadın Birimi öncülüğünde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği ve Uluslararası Çalışma Örgütü işbirliğiyle yürütülen, Avrupa Birliği ve Japonya Hükümeti’nin finanse ettiği “Suriyeli Kadınların, Kız Çocuklarının ve Ev Sahibi Toplumun Dayanıklılığının Artırılması Projesi” kapsamında destekleniyor.

“SADA Merkezinde, ilgili kurumların iş birliğiyle mülteci kadın ve kız çocuklarının korunması için çalışıyorum. İşim sayesinde kadın hakları ihlallerini önleme, toplumsal cinsiyet temelli eşitsizlikleri ortadan kaldırma ve kadın ve kız çocuklarının güçlenmesine katkıda bulunuyorum. Bunu hizmet sunduğum kadın ve kız çocuklarının farkındalıklarını artırarak ve danışmanlık hizmeti vererek yapıyorum. Avukat olmayı istememin sebebi insanların hayatlarına dokunabilmek ve hayatlarında bir şeyleri değiştirebilmekti. Zor durumda olan kadın ve kız çocuklarıyla beraber çalışarak bu hayallerimi gerçekleştiriyorum. Kadınların güçlenmesinde rol oynamak beni kadın dayanışmasının bir parçası haline getirdi ve güçlendirdi.

Tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim ki, bir kadın dik durup toplumsal cinsiyet temelli adaletsizliklere karşı haklarını savunursa, tüm kadınların ve kız çocuklarının güçlenmesini etkiler. Örneğin,geçtiğimiz günlerde merkezimizden yararlanan bir kadının ihbarı sayesinde,bir çocuğun evlendirilmesini önledik. SADA’da düzenlediğimiz ‘Çocuk Evliliklerini Önleme’ farkındalık oturumumuza katılan yararlanıcımız, komşusunun 14 yaşındaki kızını evlendirmeye çalıştığını ve o gece kız için bir düğün yapılacağını söyledi. Aile, düğün öncesi 14 yaşındaki kızlarını saklıyormuş. Polisle birlikte yürüttüğümüz uzun süren çalışmalar sonucunda bu evliliğe engel olabildik. Sonuç tüm yorgunluğumuza değdi. Eğer SADA’daki yararlanıcımız çevresindeki kadınların güçlenmesi için çaba sarf etmeseydi bu evlilikten haberimiz olmayacaktı.

Yakın zamanda üzerinde çalıştığım vakalardan başka bir örnek ise Türkiye’de yeni bir hayat kurmaya çalışan Suriyeli bir kadın ve beş çocuğu ile ilgili. Kadın ve çocukları, kadının kocası tarafından her türlü şiddete maruz bırakılmış ve tüm aile bireyleri kadına olan biteni kimseye anlatmaması için baskı yapmış. Durumdan haberdar olunca kadını ve çocuklarını önce bir sığınma evine yerleştirdik, sonra kendisine bir daire bulması için ona destek olduk ve süreç içinde hukuki destek sağladık. Şimdi, Merkezimizde bilgisayar kursuna katılıyor. Hedefi ise iyi bir iş bulup çocuklarının eğitim masraflarını karşılamak.

Bizimle tanışmadan önce karşılaştığı tüm ekonomik ve psikolojik sorunlara rağmen kadının gözlerinde cesaret ve kararlılığın asla bitmediğini gördüm. Bu denli zor zamanlardan geçen kadınların hayatlarına dokunabildiğim zaman geleceğe umutla bakıyorum. Bu kadınlar tüm kadın ve kız çocukları için eşit bir dünyanın kurucuları olacak.”