Defying Death Penalty is defending Human Rights

İdam Cezasına Karşı Çıkmak İnsan Haklarını Savunmaktır

09.10.2020 Cu - 15:00

AB, insan haklarının uygulanması ve bu haklara saygı gösterilmesi için mücadele etmektedir,  idam cezasının dünya çapında kaldırılması da bu çerçevede önemli bir öncelik olmaya devam etmektedir. İdam Cezasına Karşı Avrupa ve Dünya Günü münasebetiyle idam cezasına karşı güçlü duruşumuzu bir kez daha teyit ederiz.

İdam cezası, halen dünyanın pek çok ülkesinde hükmedilmektedir. İnsan onurunu baltalayan bu ceza, bir insan hakkı olan yaşama hakkını ihlal etmektedir. AB, zalimane, gayri insani ve aşağılayıcı bir ceza olan idam cezasına karşı güçlü muhalefetini dile getirmeye devam etmektedir. Nitekim, idam cezasının kaldırılması insan haklarının tedricen gelişimi açısından da hayati önem taşımaktadır.

İdam cezasının kaldırılmasının her zamankinden daha yakın olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır: gittikçe daha fazla ülke idam cezasının adalet için makul bir seçenek olmadığının farkına varmaktadır. Birleşmiş Milletlerin 193 Üye Devletinden 162’si son 10 yılda hiçbir infaz gerçekleştirmemiş, 112 ülke de kanunlar nezdinde idam cezasını yürürlükten kaldırmıştır. Neredeyse on yıldır ilk defa, Asya-Pasifik bölgesinde,  2019'da yedi ülkede infaz gerçekleştirilmesi ile birlikte, idam cezasını uygulayan ülke sayısında bir düşüş görülmüştür.

Afrika Birliği'nin 54 üyesinden 47'si son 10 yıl ya da daha uzun bir süre kimseyi infaz etmemiş, 22 üye de kanunlar nezdinde idam cezasını kaldırmıştır, ayrıca son iki yılda Mısır, Somali, Botsvana, Sudan ve Güney Sudan’da olmak üzere, yalnızca beş Afrika ülkesinde infaz gerçekleştirilmiştir.

Avrupa Birliği, Avrupa Konseyi ile güç birliği yaparak ortak bir bildiride, “İdam cezasının dünya genelinde kaldırılması yönündeki eğilimi de teyit eden, cezanın infazındaki süregelen azalmayı memnuniyetle karşılıyoruz. 2019'da, birbirini izleyen iki yıl boyunca, dünyada sadece 20 ülkede infaz gerçekleştirildi. Bu tarihi bir düşüş olmakla birlikte, 20 ülke yine de çok fazladır” ifadelerine yer vermiştir.

 Acımasız gerçek mevcudiyetini korumaktadır ve 2019 yılında Suudi Arabistan rekor sayıda insan idam etmiştir.

İdam Cezasına Karşı Dünya Koalisyonu bu yılı etkili hukuki temsil hakkına adamıştır. Mali zorluklar genellikle en savunmasız kişilerin karşı karşıya kaldığı başlıca engel olup, onları davalarının savunulmasında adil olmayan bir durumda bırakmaktadır. AB ve Avrupa Konseyi temsil hakkına saygı gösterilmesi çağrısında bulunur: "Adalet sistemlerinin, gerektiğinde hatasız yazılı ve sözlü çeviri hizmetleri de dâhil olmak üzere, etkin bir savunmanın hazırlanması için kaynak sağlaması son derece önemlidir."

https://youtu.be/pN1tMol8iIE

İdam cezasını kaldıran ülkeler bu cezanın caydırıcı olmadığı gibi daha güvenli bir topluma da hizmet etmediğini görmüştür. Aksine ceza olarak öldürme anlamsız bir şiddet sarmalının sürmesine neden olmaktadır.

https://twitter.com/JosepBorrellF/status/1182203259534086144

İdam cezası Avrupalıların temsil ettiği duruş ve savundukları değerlerle bağdaşmaz. Unutulmamalıdır ki insan hayatına saygı temel AB değerlerimizin bir parçasıdır.

Öncelikle idam cezasının kaldırılması Birlik üyeliği için bir önkoşuldur.  

İkinci olarak AB’nin idam cezasına karşı güçlü ve tartışmasız bir duruşu vardır ve bu konuda lider konumda bir aktördür. 2013 yılında Konsey AB idam cezası rehber ilkelerini yayımlayarak Birliğin idam cezasının kaldırılmasın ilişkin taahhütlerini ortaya koymuştur.

Daha yakın zamanda Avrupa Komisyonu ve Yüksek Temsilci tarafından kabul edilen ve AB İnsan Hakları ve Demokrasi Eylem Planı 2020-2024 ‘nı da kapsayan ortak tebliğde, idam cezasının dünya genelinde kaldırılması vurgulanan ilk konu olmuştur. O gün Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Josep Borrell, şunları söylemiştir: “Bugün, tüm kaynakları daha hızlı ve etkili kullanarak tüm dünya genelinde insan hakları ve demokrasinin savunulmasına ilişkin iddialı bir plan sunuyoruz.”

https://twitter.com/JosepBorrellF/status/1242790846040281088 

Üçüncü olarak, AB insan haklarının korunmasına dönük ortak bir yaklaşımı savunmaktadır. Başta 2007 yılında BM Genel Kurulunda alınan ve idam cezasının uygulanmasına ilişkin moratoryum çağrısında bulunan karar olmak üzere Birleşmiş Milletler düzeyinde yürütülen çalışma dönüm noktası olmuştur. Ayrıca iki yılda bir alınan takip eden benzer kararlara artan destek de idam cezasının yasaklanması yönünde dünya genelinde bir eğilime işaret etmektedir.

AB idam cezasının kaldırılması amacıyla aynı zamanda hükümet dışı kuruluşlarla da işbirliği yapmakta, bu amaçla mali yardım dahil olmak üzere destek sunmaktadır.    

Avrupa Konseyi ve AB, infazları halen uygulayan tek Avrupa Ülkesi olan Belarus’a, idam cezasını kaldırmasını ve “bu zalimane ve insanlık dışı uygulamayı tamamen bırakmış bulunan büyük çoğunluktaki ülkelere katılmasını ısrarla tavsiye etmiştir”.  

İdam cezasının kaldırılmasını savunmak suç işleyenlere hoşgörülü olmak değil, en zalimane ve insanlık dışı cezalandırma yöntemini reddetmek anlamına gelmektedir. AB bu pozisyonunu güçlü biçimde seslendirmeye ve dünya genelinde bu amaçla çalışanlara destek vermeye devam edecektir.