Kağıt arkeologlari

'Kâğıt arkeologları' Avrupa Kültürel Miras Yılının açılışını Ankara Kitap Fuarı'nda yapıyor

01.03.2018 Per - 13:30

Sahaflık* ve sahafların nadir kitapların korunmasına dair gösterdikleri ihtimam, 2018 Avrupa Kültür Mirası Yılı münasebetiyle AB Türkiye Delegasyonu tarafından düzenlenen ilk etkinliğin temasını teşkil ediyordu.  Sahaflar Birliği Derneği ile ortaklaşa düzenlenen etkinlik 17 Şubat Cumartesi günü Ankara Kitap Fuarını ziyaret eden binlerce kitapseveri konuk etti.

Sahaf kimdir ve bu meslek, kültürel mirasın korunmasına nasıl hizmet etmektedir?  Sahaflar Birliği Derneği Başkanı Sn. E. Nedret İşli ve Başkan Yardımcısı Sn. Tolga Gürocak’ın dinleyicilere yönelttikleri soruydu bu…  Osmanlı zamanlarına uzanan geçmişiyle sahaflık mesleğinin kökeni İstanbul’daki Büyük Cami yanında dini ilim yapılan medreselere dayanmaktadır.  Buralarda eşsiz kitaplar, içerdikleri mesajların yeni nesillere aktarılmasını temin etmek üzere çoğaltılırdı.  Daha sonraları ise sahaflık, bu kitapların ve onların çoğaltılmış hallerinin birer kültürel değer olarak korunması ve ticareti halini almıştır.  İstanbul’da eski kitap ticareti adına en önemli merkez, 16ncı yüzyılda dünyanın en büyüğü olan Sahaflar Çarşısı olmuştur.  Oğullar, bu mesleği çıraklıktan başlayarak babalarından öğrenmekte ve oğullarına aktarmaktaydılar.  İstanbul’daki kitap ticaretinde Türkiye’deki Rum, Ermeni ve Musevi toplulukların yanı sıra dışarıdan gelip ülkeye yerleşmiş Levantenler gibi yabancı tabiiyettekilerin de yeri vardı.  Çoğunlukla Bâb-ı âli Caddesi, Çakmakçılar, Galata ve İstiklâl Caddesi gibi mekânlarda bulunan bu kitapçılar, İstanbul’un kitapçılık tarihine çok büyük hizmetler vermiştir.

"Sahaflar bir nevi kâğıt arkeologlarıdır" diyen İşli, sahafın kaybolduğu düşünülen malzemeyi keşfettiğini, gün yüzüne çıkardığını ve önemini muhafaza ettirdiğini ifade etti.  Yılların sahafı olarak İşli, dinleyicilerle bir pişmanlığını içtenlikle paylaştı: "Mesleğimin en heyecan verici deneyimi bazı müzelere danışmanlık yaptığım sırada, Saruca Paşanın ailesi için çıkarılan fermanlarla karşılaşmamdı.  Dede, baba ve oğulun, yani II. Murat, Fatih Sultan Mehmet ve II. Beyazıt'ın üç fermanını elime alarak bu fermanların satın alınması, muhafaza edilmesi ve sergilenmesi için hemen büyük bir heyecanla Sadberk Hanım Müzesine koştum.  Fakat daha sonra, geri kalanlara ne oldu diye merak edip neden hepsini satın almak aklıma gelmedi ki diye düşündüm.  Her tahta çıkışta bu fermanlar yenilenirdi; yani çok kıymetliydiler!"  O zamandan beri fermanları bir daha görmeyen İşli, bir sahaf için belgeyi görmenin satmaktan daha önemli olduğunu ekliyor; "Ne kadar çok görürsen, bu işte o kadar iyi olursun." 

Günümüzde sahaflık internet üzerinden de icra edilen bir meslek haline geldiğinden daha çok kimsenin ve uzmanın aradığı bilgiye ulaşmasını sağlıyor.  İşli, günler ve haftalar süren mektuplaşmalarla bilgi talep edildiği, fiyat pazarlıklarının, ödemelerin yapıldığı ve sonrasında nihayet kitapların teslim edildiği günleri anımsıyor.  Artık her şey çok daha hızlı.  Birçok sahafın bugün ilgilendiği başka bir alan da 'efemera' (Yunanca kökenli); yani poster, bilet, kartpostal vb gibi günlük kullanımdaki, ender kitaplara nazaran daha fazla toplanabilen ürünler. 

Türkiye'de 2018 Avrupa Kültürel Miras Yılı etkinlikleri için web sitemizi www.avrupa.info.tr ve sosyal medyada bizi, Facebook: @EUinTurkey Twitter: @EUDelegationTur ve Instagram @EUDelegationTurkey takip edebilirsiniz!

 

* Sahaf özellikle nadir kitapları alıp satan kimsedir.  Sahaf (bibliopole) kelimesi Yunanca'da "kitap" anlamındaki biblion ve "satıcı" anlamına gelen poles kelimelerinden türetilmiştir. 

©

Hikâye K. Dilek Tütüncü

Fotoğraflar Özgür Arslantürk ve E. Nedret İşli