fbpx AB-Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönem mi? | AB Türkiye
Borrell: Daha yapıcı bir pozisyon sergilenmesi ve bunun devamlılığının sağlanması için Türkiye ile aktif çalışmalarımızı sürdürmemiz gerektiğine inanıyorum.

AB-Türkiye ilişkilerinde yeni bir dönem mi?

30.03.2021 Sa - 13:22

Daha önce birçok gerginlik yaşadığımız bir başka cephede, AB-Türkiye ilişkilerinde haberler bir nebze daha iyiydi. Genel anlamda söylemler ve Doğu Akdeniz’deki durumda bir iyileşme olduğu hususunda AB Bakanlarıyla mutabık kaldık. Bununla birlikte ülke içerisinde, HDP’ye yönelik ciddi baskılar ve kadın haklarını koruyan  İstanbul Sözleşmesinden – ki isim kaderdir - çıkılacağının duyurulması gibi son derece endişe verici kararlar alındığını gördük. Bu konuları ve kısa süre önce Ada’ya yaptığım ziyaretin ardından Kıbrıs meselesini ele aldığımız Dışişleri Konseyi sonrasında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile uzun bir görüşmemiz oldu.

Daha yapıcı bir pozisyon sergilenmesi ve bunun devamlılığının sağlanması için Türkiye ile aktif çalışmalarımızı sürdürmemiz gerektiğine inanıyorum. AB Konseyi’nde liderler, Yüksek Temsilci olarak Komisyon’la birlikte sunduğum raporu, alacakları kararlar için doğru bir temel olarak memnuniyetle karşılayarak ve yakın zamanda Türkiye’nin sergilediği daha yapıcı tutumu dikkate alarak,  gümrük birliğinin işlevinden göçe ve diğer ortak ilgi alanlarına kadar, ortak menfaatlerin bulunduğu konularda birlikte çalışmanın hedeflenmesi konusunda mutabık kaldı. Bunu yaparken aşamalı, orantılı; ama aynı zamanda, Türkiye’nin zıtlaşma yoluna geri dönmesi halinde de, geriye dönülebilir bir biçimde yapıyoruz. Şimdi bu netlik temelinde, Doğu Akdeniz Konferansı ve daha geniş kapsamlı bölgesel boyutlar da dahil olmak üzere, tüm ilgili yollar üzerinde aktif olarak çalışacağım.

Türkiye’nin daha yapıcı bir biçimde hareket etmesine ihtiyacımız olan bir kilit konu da Libya konusu. On yıldır süren çatışmaların ardından artık Libya halkı, birlik hükümetinin kurulması ve başlayan siyasi geçiş [dönemiyle] birlikte yeni bir şansa kavuştu. Yeni ulusal birlik hükümetinin başkanlığını yapan Başbakan Al Debaiba ile yaptığım görüşmede de ifade ettiğim üzere, bu fırsat penceresini kullanabilmek için hepimizin elimizden gelenin en iyisini ortaya koymamız gerekiyor. Askeri müdahale yoluyla da dahil olmak üzere Türkiye, Libya’da önemli bir aktör olmuştur. Şimdi BM’in talep etmesi halinde, ateşkesin izlenmesi sürecine yardım etmek anlamında AB olarak bizlim ek olarak neler yapabileceğimize bakmamız gerekiyor.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız. (İNGİLİZCE)