Remarks by High Representative/Vice-President Federica Mogherini at the press conference following the European Union-Turkey High-Level Political Dialogue Meeting

Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog Toplantısı ardından düzenlenen basın konferansında Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Federica Mogherini tarafından yapılan açıklamalar

22.11.2018 Per - 16:11

Ankara, 22 Kasım 2018

Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Yüksek Düzeyli Siyasi Diyalog Toplantısı ardından düzenlenen basın konferansında Yüksek Temsilci/Başkan Yardımcısı Federica Mogherini tarafından yapılan açıklamalar

Teşekkürler Mevlüt [Çavuşoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı]. Gerçekten de çok güzel bir ortamda pozitif, yapıcı, verimli, dürüst ve açık bir toplantı gerçekleştirdik.  Sana ve ekibine bizleri bugün Ankara'da [Yüksek Düzeyli Siyasi] Diyalog toplantısında ağırladığınız için ve bizleri tekrar buraya davet ettiğiniz için teşekkür ederim.

Senin de ifade ettiğin üzere Türkiye aday ülke ve aynı zamanda AB'nin önemli bir stratejik ortağı. AB-Türkiye ilişkileri sadece AB ve Türkiye açısından değil, aynı zamanda bölgemiz ve hatta genel olarak küresel dış politika açısından da son derece önemli. Bugünkü toplantı, şu ana kadarki yoğun gündemimiz ve öğle yemeğinde de devam edecek olan çalışmalarımız bu ilişkilerin önemini yansıtmaktadır.

Aynı görüşü paylaştığımız hususları –ki farklı alanlarda hemfikir olduğumuz pek çok konu var- ve aynı zamanda farklı görüşlere sahip olduğumuz konuları son derece yapıcı ve açık bir şekilde tartıştık. Öncelikle, bu fırsattan yararlanarak, İdlip'deki [Gerginliği Azaltma Bölgesi] [Durumun İstikrara Kavuşturulmasına ilişkin] Soçi Muhtırasının müzakere edilmesi ve uygulanması sürecinde oynadığı önemli rolden dolayı herkesin önünde şahsen Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı [Recep Tayyip] Erdoğan'a yönelik takdirlerimi dile getirmek isterim.

Diyalog toplantısının bir sonraki oturumunda Suriye konusunda yürüttüğümüz ortak çalışmalardan bahsedeceğiz ama bu aşamada, söz konusu Muhtıranın ve onun uygulanmasının büyük bir insani krizin önlenmesine yardımcı olma ve krizin çözümü için siyasi bir perspektif oluşturma bakımından taşıdığı önemi vurgulamak istiyorum. Dolayısıyla Türkiye'nin bu bağlamda oynadığı rolün takdir edildiğini huzurlarınızda ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum.

Aynı zamanda, 3,5 milyonu Suriyeli olan 4 milyonu aşkın mültecinin ağırlanması ve ihtiyaçlarına yanıt verilmesi noktasında Türkiye'nin ortaya koyduğu benzersiz çabalara Avrupa Birliği'nin duyduğu büyük saygıyı ve bu çabalara verdiği tam desteği sürdürme kararlılığını vurgulamak isterim. Daha sonradan tüm dış ilişkiler ve bölgesel hususları daha ayrıntılı olarak ele alacağız ancak sözlerime iki hususa dikkat çekerek başlamak isterim, çünkü ortak bölgemizde insanların hayatına baktığınız zaman ortaklığımızın ve işbirliğimizin son derece önemli olduğunu görüyoruz. Bu ortaklığımız ve işbirliğimiz aynı zamanda sıkıntılı bir bölgenin istikrara kavuşturulması ve  [bu bölgede] barışın tesis edilmesi yönündeki ortak stratejik çıkarlarımız açısından da son derece önemli.

Mevcut istikrarsız ortam, kaçınılmaz bir şekilde bizim Suriye konusunda ve onun yanı sıra Irak, İran, Orta Doğu barış süreci, Balkanlar, Libya ve Körfez genelindeki gerilimler konusunda düzenli diyalog ve işbirliğinde bulunmamızı gerektirmektedir. Bugün zaten tüm dış politika hususları ve bölgesel mevzulara ilişkin pozisyonlarımız konusunda daha yakın uyum ve daha yakın işbirliği yönünde çalışma kararı aldık. Bu sadece bizim vatandaşlarımızın değil aynı zamanda tüm bölgenin ve dünyanın da menfaatinedir.

Türk Hükümetinin Avrupa Birliği ile ilişkileri derinleştirme yönünde çalışmalar yürütme kararını büyük bir memnuniyetle karşılıyor ve takdir ediyoruz. Tekrar Aralık başında toplanacak olan Reform Eylem Grubu çerçevesinde yapılanlar da dahil olmak üzere son dönemde yapılan açıklamaları gördük, bu çerçevede konuyla ilgili olarak son derece net olmak istiyorum: Avrupa Birliği güçlü bir Türkiye ve güçlü bir işbirliği istiyor. Amacımız bu ve bu amaç doğrultusunda birlikte çalışıyoruz.

Türkiye'nin istikrarlı, müreffeh ve demokratik bir ülke, ve her iki taraf için de stratejik öneme sahip, son derece karmaşık bir jeopolitik çerçevede, el ele verebileceğimiz bir komşu olmasını istiyoruz.  Bizler ortağız, güvenlik alanında ortağız; terörle mücadelede ortağız; bölgede barış ve istikrar için ortağız.

Daha güçlü bir Türkiye aynı zamanda hukukun üstünlüğüne dayalı daha demokratik bir Türkiye, bağımsız ve profesyonel bir yargı ve temel özgürlüklere tam saygı anlamına gelir. Türkiye, Mevlüt [Çavuşoğlu] ile yıllar önce birlikte görev yaptığımız bir teşkilat olan Avrupa Konseyi'nin kurucu üyesidir. Türkiye'nin Avrupa Konseyi'nin kurucu üyesi olmaktan gurur duyan bir ülke olması gerekir. Türkiye ile Avrupa Konseyi ve kurumları arasındaki işbirliğine büyük önem atfediyoruz ve bunun genel anlamdaki gelişmeler ya da ilişkilerimiz bakımından kilit rol oynayacağına inanıyorum. Bizler Türkiye'nin sağlıklı, birlik içerisince bir toplumla, özgür basın, ve sivil toplum ile karar alıcılar arasında sistematik ve açık bir diyalogla daha güçlü bir ülke olacağına inanıyoruz.       

En son yaşanan dahil olmak üzere tanınınmış bir çok akademisyen ve sivil toplum örgütü temsilcisinin gözaltına alınmasına yönelik ciddi endişelerimizi ifade etik. Masumiyet karinesi ve gözaltının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi uyarınca uygulanması Avrupa değerlerimizin temel unsurlarıdır.    

İki yılı aşkın bir süre önce yaşanan darbe girişiminin Türkiye'de bıraktığı izlerin gayet farkındayım, hepimiz farkındayız.  Olağanüstü hal artık geride kaldı ve yakında ilgili tüm tedbirlerin de geçmişte kalmasını ümit ediyorum. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu hafta,  Demirtaş'ın uzun süren tutukluluğunun İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ihlali olduğuna ve tutukluluğunun sona erdirilmesine hükmetti. Kısa sürede serbest bırakılmasını ve benzer davaların da yakın zamanda ele alınmasını umuyorum. 

Bugünkü görüşmeler – burada son vereyim bu konuya – önemliydi. Görüşmelerin olumlu geçtiğini ve Mevlüt'ün de belirttiği gibi ve bizim de tamamen bağlı olduğumuzu söyleyebileceğim yoğun bir ortak çalışmalar takvimi için önümüzü açtığını vurgulamak isterim. 

Her iki taraf ve aynı zamanda bölge için de son derece önemli olan enerji, insan taşımacılığı ve ekonomi gibi alanlarda ortak çalışmalarımızı sürdürmeyi bekliyoruz. Bu alanlarda, insanlarımız ve bölgemiz bakımından önemli sonuçlar doğuracağına yürekten inandığım bir dizi yüksek düzeyli toplantıdan oluşan bir takvimimiz bulunuyor. 

Ayrıca tüm dış politika konularında da son derece yakın şekilde çalışma kararı aldık. Bizim için, senin de belirttiğin gibi, pozisyonlarımızın kesiştiği alanlarda Türkiye'yle çalışmak anahtar öneme sahiptir.

Suriye, Irak, Balkanlar, İran'la nükleer anlaşmanın korunması, Ortadoğu süreci, Kudüs'ün statüsü, Libya ve aynı zamanda bu sabah görüştüğümüz konular arasında yer alan ve önümüzdeki aylarda da üzerinde birlikte çalışmaya devam edeceğimizi umduğum Kıbrıs meselesinin çözümü; bu alanların büyük bir kısmında aynı pozisyonu benimsiyoruz.

Son derece verimli geçen bu toplantı için çok teşekkür ederim. Bu olumlu atmosferin hepimiz için çok önemli olan işbirliğimizin, ortaklığımızın yeni bir aşamaya taşınmasına yardımcı olmasını umuyorum.  

Çok teşekkür ederim.