fbpx Başkan Charles Michel’in Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklama | AB Türkiye
Charles Michel Basın Toplantısı

Başkan Charles Michel’in Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklama

06.04.2021 Sa - 22:43

Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile AB-Türkiye ilişkilerinin geleceğine dair samimi görüşmelerde bulunduk.

Geçen ayki AB Konseyi toplantımızda Doğu Akdeniz’deki durumu ve AB’nin Türkiye ile ilişkisini ele almıştık. 

AB’nin stratejik menfaatleri halen Doğu Akdeniz’deki istikrarlı ve güvenli bir ortamda ve Türkiye ile karşılıklı fayda sağlayan olumlu bir ilişkide yatmaktadır.  

Yunanistan ve Türkiye arasında ikili istikşafi görüşmelerin devam etmesini ve Yunanistan Dışişleri Bakanı’nın Türkiye’ye gerçekleştirmesi beklenen ziyaretini memnuniyetle karşılıyoruz.

Kıbrıs’la ilgili olarak AB, çözüm görüşmelerinin yeniden başlatılması konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Aktif bir gözlemci olarak AB, BM öncülüğündeki sürece tam destek vermektedir. Bu çerçevede, birkaç hafta içerisinde yapılacak gayri resmi toplantının gerçekleşmesini bekliyoruz. Son aylarda gerilimin azaldığına şahit oluyoruz ki bu, sürdürülmesi ve destelenmesi gereken olumlu bir gelişmedir. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, AB’nin, ekonomik işbirliği, göç ve insanlar arası temas- mobilite olmak üzere üç temel ayağı olan somut ve pozitif bir gündemi masaya koymaya hazır olduğunu ifade ettik. İlişkilerimiz kademeli, orantılı ve geri döndürülebilir olacaktır. Ve Türkiye’nin bu fırsat penceresinden yararlanmasını umuyoruz. 

Peki somut olarak nasıl görüyoruz bu süreci? AB Türkiye’nin açık ara en büyük ticaret ortağıdır. Ekonomik işbirliği bir takım alanlarda öngörülmektedir. AB Konseyi, Komisyon’u hazırlık çalışmalarını başlatmaya davet etmiştir. 

Bölgesel meseleler, halk sağlığı, iklim ve terörle mücadele gibi ortak ilgi alanlarında yüksek düzeyli diyalog görüşmeleri yapılmasını göz önünde bulunduracak, insanlar arası temas ve mobilite alanında işbirliğinin geliştirilmesine dönük neler yapılabileceğini değerlendireceğiz. 

Göç konusunda, Türkiye'nin 4 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmasını takdir ediyoruz ve AB yardımının devam etmesi konusunda hemfikiriz. Komisyon yakında Türkiye, Ürdün ve Lübnan'daki Suriyeli mültecilere dönük finansman hususunda bir teklif sunacak.

Hukukun üstünlüğü ve temel haklara saygı, AB’nin temel değerleridir. Bu bağlamda Türkiye’de meydana gelen, özellikle ifade özgürlüğü ile siyasi parti ve medyanın hedef alındığı son gelişmeler dolayısıyla duyduğumuz derin endişeleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile paylaştık. 

Kadın haklarının desteklenmesi [konusundaki gelişmeler] ve Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi, Avrupa'da ciddi endişelere yol açtı. Bu sabah bu konularla ilgili olarak Birleşmiş Milletler ve BM Kadın Birimi temsilcileriyle çok ilginç bir toplantıya katıldım. Bu konularda diyalog, AB-Türkiye ilişkilerinin çok önemli bir parçası olmayı sürdürüyor.

Bölgesel konularla dış politika konularını da ele aldık. Aramızda bazı farklılıklar devam etmekte; ancak, ancak özellikle geçen Pazar günü ziyaret ettiğim Libya'da, barış ve istikrar için yeni fırsatlar ortaya çıkıyor. Bu hususla ilgili çok önemli bir mesajımız var: tüm yabancı savaşçılar ve askerler Libya topraklarını terk etmelidir.

Türkiye’yle işbirliği ve karşılıklı fayda temelinde bir ilişki geliştirmek, Avrupa Birliği’nin stratejik menfaatinedir. Bununla birlikte, AB’nin ve Üye Devletlerin çıkarlarını savunmak ve değerlerimizi teşvik etmek konusunda da kararlıyız.

İlerlemeye dönük bir gündemle elimizi uzatıyoruz. Bu fırsatı sağlam ve sürdürülebilir bir şekilde değerlendirmek, Türkiye'ye kalmıştır. AB tarafında, sözlerimizin gereğini yerine getirmeye hazırız. İlerlemeleri Haziran ayındaki Avrupa [Birliği] Konsey toplantımızda değerlendireceğiz. Teşekkür ederim.