Remarks by President Donald Tusk following the EU-Turkey leaders' meeting in Varna

Varna’da düzenlenen AB-Türkiye Liderler Toplantısının ardından Başkan Donald Tusk tarafından yapılan açıklama

27.03.2018 Sa - 07:56

26/03/2018

Her şeyden önce bizlere yaptığı ev sahipliği dolayısıyla Başbakan Borissov’a teşekkür etmek isterim. Bugün yapmış olduğumuz AB-Türkiye toplantısı, her iki tarafın da ilişkilerimize atfettiği önemi bir defa daha teyit etmektedir.

Geçen sene Brüksel’de düzenlediğimiz toplantıda, farklı düzeylerde diyaloğumuzu yoğunlaştırma konusunda mutabık kalmıştık. Geçen zaman zarfında, AB ile Türkiye arasında bir dizi üst düzey toplantı gerçekleştirildi. Bu akşam da şu anda ne aşamada olduğumuzu değerlendirdik ve önümüzdeki döneme dair bir dizi parametre tespit ettik.

Göç ve mültecilere destek konusunda, AB ve Türkiye çok yakın ortaklıklarını muhafaza etmektedir. Türkiye’nin çıkarttığı muazzam işi ne kadar takdir ettiğimizi ve bu süreçte, 3 milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye’ye ve Türk halkına en içten şükranlarımı ifade etmek isterim. AB, bu mültecilerin yaşantılarının daha iyi bir hale getirilmesi maksadıyla önemli destekler sağlamıştır ve bu akşam da Avrupa Birliği’nin bu doğrultuda sahip olduğu sarsılmaz kararlılığı, bir defa daha teyit etmiş bulunuyoruz.

Aday bir ülke olarak Türkiye, en yüksek demokrasi standartlarını sağlamayı ve bu standartları korumayı taahhüt etmiştir. Maruz kaldığı darbe girişimi ve terör saldırılarının ardından, güvenliğiyle ilgili olarak Türkiye’nin etkin adımlar atması gereğini anlıyoruz. Bununla birlikte kullanılan bir takım yöntemlerin, Türkiye’de temel özgürlükler ile hukukun üstünlüğünü tehlikeye sokmasından endişeleniyoruz. Çoğu AB üyesi ülkeden daha eski bir üye olan Türkiye’nin,  Avrupa Konseyi ile birlikte çalışmasını teşvik ediyoruz. Bu bağlamda AB de yardıma hazırdır.

Katılım süreci bağlamında AB’ye üye olan devletlerle iyi ikili ilişkiler de bu sürecin önemli bir taahhüdünü teşkil etmektedir. Son aylarda bazı üye devletlerle sağlanan olumlu gelişmeleri memnuniyetle karşılıyoruz; ancak, diğer hususların yanı sıra, Doğu Akdeniz ve Ege Denizi’nde son dönemde Türkiye tarafından atılan adımlar ile AB vatandaşlarının gözaltına alınması gibi konulardaki ciddi endişelerimizi koruyoruz. Bir bütün olarak Avrupa Birliği, Münhasır Ekonomik Bölgesi'ndeki doğal kaynakları arama ve kullanma hakkıyla ilgili olarak Kıbrıs Cumhuriyeti’nin arkasındadır. Bu aynı zamanda, Ada'daki her iki toplumun, Türkiye’nin, Avrupa Birliği’nin ve AB-Türkiye ilişkilerinin yararı doğrultusunda Kıbrıs’ın başarılı bir şekilde yeniden birleşmesi ortak hedefimiz kapsamında da önem arz etmektedir.  

Bu akşam ele aldığımız konulardan bir diğeri de terörle mücadelede birlikte çalışma konusu oldu. Yabancı Terörist Savaşçılarla ilgili iş birliğimizi genişletmek arzusundayız ki bu konu da yine önemli ortak güvenlik menfaatlerimizin var olduğu bir alan…

Özellikle Afrin’deki durum olmak üzere, Türkiye’nin Suriye’de attığı adımlarla ilgili olarak da endişelerimizi ifade ettik. Zaten trajik ve dengesiz bir durumda şiddetin tırmanması ve insanların daha fazla yerlerinden edilmesi önlenmelidir.

Bunun yanında Türkiye’ye, sivillerin korunması ve tüm ihtiyaç sahiplerine insani yardımların ulaştırılması konusundaki sorumluluğunu hatırlattık.

Sözlerimi noktalarken, Varna’ya geldiği için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etmek istiyorum.

Bugünkü toplantımız göstermiştir ki ilişkilerimiz her ne kadar zor bir süreçten geçse dahi iş birliği yaptığımız alanlarda, birlikte iyi çalışıyoruz. Ortaklığımızın sahip olduğu potansiyeli açığa çıkarmak adına, diyaloğu ve istişareleri sürdürme; mevcut zorlukların üstesinden gelmek üzere birlikte çalışmaya hazır olduğumuzu bir kez daha teyit ediyoruz.

Bu sürece yardımcı olma konusunda sahip olduğum tam kararlılığı korumaktayım.

Teşekkür ederim.

 
 
 
 

 

Basın İrtibat

Preben Aamann +32 2 281 51 50 / +32 476 85 05 43