Tarım

1962 yılında uygulanmaya başlayan AB ortak tarım politikası (OTP), tarımla toplum ve Avrupa ile çiftçileri arasında kurulan bir ortaklıktır. Politikanın ana amaçları, tüketicilerin uygun fiyatlı gıda arzına her zaman ulaşabilmesini garanti altına almak amacıyla tarımsal verimliliği artırmak ve AB çiftçilerinin makul bir şekilde geçinebilmelerini sağlamaktır.

OTP, Avrupa Birliği Üye Ülkelerin tamamında geçerli olan ortak bir politikadır. Politika, AB yıllık bütçesinden alınan kaynaklarla AB düzeyinde yönetilir ve finanse edilir. Aradan geçen 50 yılın ardından AB’nin başka sorunlarla başa çıkması gerekmektedir. Bu sorunlardan ilki gıda güvenliğidir. Küresel düzeyde bakılacak olursa, 2050 yılı itibariyle 9 milyara ulaşacağı tahmin edilen dünya nüfusunun beslenebilmesi için gıda üretiminin iki katına çıkması gerekmektedir. Diğer sorunlar iklim değişikliği ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi, AB içerisindeki kırsal kesimin idaresi ve kırsal ekonominin canlı tutulması olarak sıralanabilir.

2013 yılında yapılan son reformlar ile birlikte daha yeşil çiftçilik uygulamalarına, araştırma ve bilginin yayılmasına, çiftçiler için daha adil bir destek sistemi oluşturulmasına ve çiftçilerin gıda zinciri içerisinde daha kuvvetli bir konuma gelmesine odaklanılmıştır.

Ortak Tarım Politikasının “ikinci ekseni” olarak bilinen AB Kırsal Kalkınma Politikası, AB’nin değişen temel önceliklerine ayak uydurmak amacıyla zaman içerisinde değiştirilmiş ve 2014-2020 dönemi için daha geniş ölçekli OTP reformuna uygun olarak revize edilmiştir. Politikanın başarıya yatırım yapılmasına önem vermesi, birçok çiftçinin yeni teknikler öğrenmesine, tesislerini iyileştirmelerine ve önemli yeniden yapılandırma çalışmaları yapmalarına, dolayısıyla da rekabetçiliklerini artırmalarına imkan tanımıştır.

Günümüzde kırsal ekonomi; gıda güvenliği, iklim değişikliği, büyüme ve kırsal alanlardaki iş imkanları ile ilgili önemli sorunlarla karşı karşıyadır. AB içerisinde kırsal kalkınma; kırsal topluluklarda akıllı, sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümenin desteklenmesi amacına ulaşmak açısından önemli bir rol oynamaktadır. 

Türkiye’nin 2013 yılı gayrı safi yurtiçi hasılasında (GSYİH’sinde) %8,9’lik bir paya sahip olan tarım, 2013 yılı iş gücü piyasasının da %23,6’sını oluşturmuştur. Otlak ve meralar hariç olmak üzere tarımsal alanlar, Türkiye’nin toplam 78 milyon hektarlık yüz ölçümünün yaklaşık 23.8 milyon hektarlık kısmını kapsamaktadır. Türkiye’deki tarımsal işletmelerin ortalama büyüklüğü, AB’deki tarımsal işletmelere kıyasla daha küçüktür.

Geçimlik ve yarı geçimlik tarım, Türk tarımının önemli bir özelliğidir. Bu tür çiftlikler, üretim verimliliğinin düşük olması ve üretimin yalnızca küçük bir kısmının pazarlanmasıyla bilinirler.

Türkiye önemli bir tarımsal ihracatçı olup ülkenin ana ticaret ortakları AB Üye Ülkelerdir.

Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında AB tarafından Türkiye’ye tarım ve kırsal kalkınma, gıda güvenliği, veterinerlik, bitki sağlığı ve balıkçılık politikaları alanlarında önemli mali destekler sağlanmıştır.  Arazi Parsel Tanımlama Sistemi, önemli hayvan hastalıklarının kontrolü ve yok edilmesi, temel bilgi sistemlerinin kurulması, resmi gıda kontrol sisteminin güçlendirilmesi (laboratuvar altyapısı) ve balıkçılık yönetim sistemine stok değerlendirme uygulamasının getirilmesi gibi çok sayıda altyapı ve kurumsal yapılanma projesi, 2002-2013 döneminde Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) bütçesi çerçevesinde (IPARD desteği hariç olmak üzere, 250 milyon Avro) AB tarafından desteklenmiştir.

Katılım Öncesi Yardım Aracı-Kırsal Kalkınma Programı (IPARD), çok yıllı bir kırsal kalkınma programı kapsamında mali yardım sunmak suretiyle Türkiye’ye OTP topluluk müktesebatının uygulanması ve AB yapılarına uyum sağlanması konusunda destek olmaktadır. IPARD, AB ile Türkiye arasında mali yardım alanında kurulan işbirliğine ilişkin somut bir örnek teşkil etmektedir. 11.000’den fazla proje ve yaklaşık 2 milyar Avroluk toplam yatırım sayesinde IPARD, şimdiye kadar 50.000 kişiye iş imkanı yaratmıştır.

AB, sonraki altı yıllık dönemi kapsayan yeni bir destek paketi olan “IPARD II” için onay vermiş olup bu paket sayesinde Türkiye’ye 800 milyon Avro daha yardım yapılacaktır. Paket, büyük ölçüde bir önceki programın devamı niteliğinde olmakla birlikte yenilenebilir enerji altyapısına, toplumsal kalkınma girişimlerine (LEADER) ve tarımsal-çevre tedbirlerine destek vermek suretiyle yenilik ve beceri gelişimini daha fazla desteklemektedir.