Yargı Reformlarına İlişkin AB-Türkiye İşbirliği

AB Adalet Politikası son birkaç yıl içerisinde önemli değişikliklerden geçmiştir. Adalet portföyü 2010 yılında, dönemin Komisyonunun yetki alması ile birlikte oluşturulmuştur. Bu tarihten itibaren Komisyon, Stockholm Programının %95’inden fazlasını hayata geçirip Avrupa’nın gerçek Özgürlük, Adalet ve Güvenlik alanının yapı taşlarını Avrupa vatandaşlarının hizmetine sunarak (AB’nin Lizbon Anlaşmasında belirtilen ana hedeflerinden biri) 50’den fazla girişim önerisinde bulunmuştur. Avrupa Komisyonu, AB 2020 Adalet Gündemi – Avrupa Birliği İçerisindeki Güvenin, Hareketliliğin ve Büyümenin Güçlendirilmesi kapsamında ulusal adalet sistemlerinin ve hukukun üstünlüğünün önemini vurgulamıştır.

Son yıllarda Türkiye’de uygulamaya konan çok sayıda reform ve demokratikleşme paketi sayesinde, Türk yargı sisteminin AB standartlarına uyumlaştırılması için adımlar atılmıştır. Bununla birlikte halen yapılması gerekenler bulunmaktadır.

Bu çerçevede bakıldığında AB’nin Katılım Öncesi Yardım Aracı ile verdiği destek, Türk yargı makamlarının AB’nin bu alandaki kural ve uygulamalarını tanımaları ve Türk yargı sisteminin etkin bir şekilde uyumlaştırılması için çözüm önerilerinde bulunmaları açısından bir fırsat niteliğindedir.

Adalet Bakanlığı; adalet sektöründeki reformun bir bütün olarak denetlenmesi, sorunların belirlenmesi, farklılıkların ortaya çıkarılması ve tüm paydaşlarla yapılan istişarelere dayanılarak projeler tasarlanması suretiyle çözüm önerilerinde bulunulması konularında en önemli rolü üstlenmiştir. Türkiye’nin AB’ye katılım hazırlıkları bağlamında AB’nin Türk yargısında yapılan reformlara verdiği uzun vadeli destek, 2001 yılından beri 140 milyon Avro’ya ulaşmıştır. Yeni sektörel yaklaşım kapsamında bakıldığında AB tarafından verilen destek; yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, etkililik, etkinlik ve idare gibi önceliklerin geliştirilmesi hususuna odaklanacaktır.